Başarılı Kadın Girişimciler

Girişimcilikte Fark Yaratan Kadın Girişimciler -Başarılı Kadın Girişimciler

Ekonomist dergisi, Garantisi Bankası işbirliği ve KAGÎDER’in katkılarıyla düzenlenen ‘Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’ tam yedi yıldır aralıksız devam ediyor. Türkiye’de kendi başarı hikayelerini yazmış kadın girişimcilerin ödüllendirildiği yarışmanın son başvuru tarihi 30 Haziran. Bu yıl yeni bir kategori başlığı açarak ‘Türkiye’nin Kadın Sosyal Girişimcisi’ni de seçecek olan yarışmanın ödül töreni ise eylül ayında düzenlenecek.

Ekonomist dergisi olarak, Garanti Bankası ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGÎDER) işbirliğiyle, her yıl Türkiye’nin başarılı kadın girişimcilerini Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yanşması ile ödüllendiriyor ve kamuoyunun karşısına çıkanyoruz.

Tam yedi yıldır süren bu serüven Türkiye’de daha önce bu alanda imza atılmamış bir işin sürekliliği ve her geçen yıl büyüyen bir organizasyona dönüşmesi anlamında yarışmanın tüm paydaşlarına haklı bir guaır yaşatıyor.

Zira ilk yıl yalnızca 113 kadın girişimciden aldığımız başvuru kar topu etkisiyle büyüyerek geçtiğimiz yıl rekor katılımla 6 bin 200 kadın girişimcinin hikayesini paylaştığı bir organizasyona dönüştü. Türkiye’de TOBB’a kayıtlı yalnızca 80 bin kadın girişimci olduğu düşünülünce Türkiye’nin Kadın Girişimci Yarışması salt kadınlara cesaret veren ve girişimci ruhlarını ortaya çıkaran bir platform haline geldi.

DÜNYAYA AÇILAN KADINLAR

Biz başvurulardaki öyküleri okurken, aslında pek çok kadm girişimcinin hikayesinin erkek egemen Türkiye’de birçok erkeği kıskandıracak cinsten takdire şayan olduğunu gördük. Norveç’e balık ağı ihraç eden bir kadın girişimciydi mesela 2008 yılındaki birincimiz.

2011 yılındaki birincimiz ise Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) otomatik yangın, infilak tespit ve söndürme sistemi, personel ısıtıcıları üretiyordu. Geçen yıl ödül verdiğimiz başka bir kadın girişimcimiz ısı yalıtım gibi erkek egemen sektörün önemli tedarikçilerinden biriydi ve en önemlisi sıfırdan başlamıştı işine.

YATAK İHRACATÇISI

Başka bir kadın girişimcimiz ‘Dünyanın en rahat yeri’ sloganıyla 5 kıtada 51 ülkede 500’ün üzerinde noktaya yatak ihraç ediyordu. Kaybolmaya yüz tutmuş Anadolu el sanatlarını yeniden canlandırma hedefiyle yola çıkan bir diğer kadın girişimcimiz ise Anadolu’daki ustaları toplayarak yüzde 100 el işçiliğiyle bambaşka bir alan yarattı ve ürünlerini dünyanın dört bir köşesine göndermeye başladı.

Ankara’da mütevazi bir restoranla girişim dünyasına atılan ve ödül alan başka bir kadın girişimcimiz ise bugün Türkiye’nin en önemli restoran zincirlerinden biri unvanıyla yetinmediği gibi dünyaca ünlü başka bir restoran zincirini de bünyesine katarak dünyanın dört bir köşesine ‘casual’ restoranlar açıyor.

Ödül alan tüm kadın girişimcilerimiz işlerini ve iş modellerini zamanla büyüterek, Türkiye’nin önemli markaları haline gelmeye başladı. Kim bilir belki de Türkiye’nin hedeflediği ’IO yılda 10 dünya markası’ arasında bu girişimler de yer alacak.

SOSYAL GİRİŞİMCİ ARANIYOR

Yıllar içerisinde yarışmamızda bazı rötuşlar yaptık elbette. Kategorilere ‘Yöresinde fark yaratan’, ‘Türkiye’nin gelecek vaat eden’ gibi başlıklar ekleyerek, zenginleştirmeyi hedefledik. Öyle de oldu. Zira bu kategoriler, Anadolu’daki kadın girişimcilerimizin de hikayeleriyle tanışmamızı sağladı.

Bu yıl ise bir yeni kategori başlığı daha açarak, ‘Kadın sosyal giri-şimci’yi de eklemeye karar verdik. ‘Sosyal Girişimler’in, kelebek etkisiyle yaşadığımız coğrafyayı hatta tüm dünyayı değiştirebilecek bir eko sistem yaratabileceği’ gerçeğinden yola çıkarak, bu alanda girişim yapan kadınlarımıza da cesaret vermek istedik.

30 HAZİRANI KAÇIRMAYIN

Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’na son başvuru tarihi 30 Haziran 2013- Başvurular genel olarak, risk alma, cesaretli olma, etkin müşteri ilişkileri yönetimi, pazarlama faaliyetlerinde farklılaşma, finansal yapı, yöre ekonomisine katkıda bulunarak fark yaratma, çevreye duyarlı olma, sosyal bir soruna yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler getirme gibi kriterlere göre değerlendirilecek. Ödül töreni ise eylül ayında düzenlenecek.

BAŞVURU KRİTERLERİ

Yarışmaya, Türkiye’de yaşayan ve hakim ortak olduğu işletmenin yıllık cirosu 40 milyon TL’nin altında kalan tüm kadın girişimciler, www.kadingirisimciyarismasi.com adresinden başvurabiliyorlar. Geçen yıllarda başvurmuş adaylar da yeniden başvuruda bulunabiliyor. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi, 20 bin TL para ödülü ve KAGÎDER’in bir yıllık üyeliği, Gelecek Vaad Eden Kadın Girişimci, Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimci ve Kadın Sosyal Gi-rişimci’ye, 15 biner TL para ödülü ve KAGİDER’in bir yıllık üyeliği verilecek.

Ayrıca dereceye giren 15 finalist, Garanti Bankası’nın, Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi işbirliğiyle gerçekleştirdiği, Boğaziçili Kadın Girişimci Geleceği Garanti adlı ücretsiz eğitimlerden faydalanma imkanına sahip olacak.

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, Garanti Bankası’nın 2006 yılında kadın girişimcileri farklı bir segment olarak ele alan ilk özel banka olduğunu söylüyor. Bu yıl 7’ncisi gerçekleşecek Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’yla ülke ekonomisinin en önemli oyuncuları arasında yer alan kadın girişimcileri cesaretlendirmeyi hedeflediklerini belirten Karadere, şöyle devam ediyor:

“Kadın girişimcilerimizin başarılarını gündeme taşımayı ve onları desteklemeyi amaçlıyoruz. 2007de, yola çıktığımızda sadece 113 olan başvuru sayısı 2012’de 6 bini aştı. Başarı ve özgüven sahibi bu kadar çok kadın girişimci olmasının, ülke ekonomisi açısından çok önemli olduğuna inanıyoruz. Biz girişimci kadınlarımızın giderek hem daha fazla başarı hem de başarılarını seslendirecek cesaret ve özgüveni kazandığına inanıyoruz. Buradan hareketle, bu yıl da yüksek sayıda başvuru bekliyoruz. Kadın girişimcilerimizi, her şeyden önce kendilerine olan inançlarını daha da güçlendirmeleri için yarışmaya davet ediyoruz.”

2007 Brincisi
5 KITADA 51 ÜLKEDE
Berna İlter / Brn. Uluslararası Danış ve Dış Tic.Ltd Şti

Kayseri’de kurulu BRN Yatak, ihracata yönelik faaliyet gösterirken 2012 yılı sonunda Türkiye pazarına girmeye karar verdi. Ankara Armada’da açtığı 256 metrekarelik ilk show
roomdan sonra İstanbul’a yönelen BRN Yatak, Capacity, Arenapark ve Brandium’da showroomlar açtı. BRN Yatak’ın genel müdürü Berna İlter, “Ürünlerimiz 5 kıtada 51 ülkede 500’ün üzerinde noktada satılıyor. Her ülkede o ülkenin uyku kültürüne uygun üretim yapıyoruz. Avrupa’nın birçok ülkesinde en çok tanınan yatak firmasıyız” diyor.

2008 Brincisi
ATTIĞI AĞLAR FABRİKAYA DÖNÜŞTÜ
Emel Aksoy Gündemir / Emel Balık ve Balık Ağı Ltd. Şti

İzmirli girişimci Emel Aksoy Gündemir’in denize attığı ağlar, bugün büyük bir işe dönüşmüş durumda. Ortaokul yıllarında, balık çiftliklerinde ağ örerek ailesinin geçimine katkıda bulunan Gündemir, bugün kendi fabrikasında balık ağı üretimi yapıyor. Yarışmayı kazandığı yıl 70 tonluk yıllık üretimini bugün 140 tona ulaştıran Gündemir, 1 milyon dolarlık cirosunu iki katına, 18 kişilik istihdamını ise 37 kişiye ulaştırdı. Gündemir, İzmir Ayrancılar Bölgesi’ndeki 1.5 milyon Euro’luk yeni tesis yatırımıyla üretimini artıracak.

2009 Birincisi
EL SANATINI DEĞERE DÖNÜŞTÜRDÜ
Ebru Çerezci Hiref Tasarım

Ebru Çerezci, Anadolulu ustaların elinden çıkan, tarihi ve kültürel değeri olan ve Türkiye’de üretilen masa üstü aksesuarları ve objelerine odaklı Hiref markasını yarattı. Çerezci, bugün başta Ortadoğu ülkeleri olmak üzere Türki Cumhuriyetlere ve ABD’ye ihracat yapıyor. Yarışmayı kazandığı yıl 350 ustayla çalışan Çerezci, bugün bu sayıyı 600 ustaya ulaştırdı. İstanbul’da üç olmak üzere Ankara, Bodrum ve Katar’da mağazaları bulunan Hiref, bu yıl içinde iki yeni mağaza daha açacak. Hiref, mücevher tasarımı da yapmaya başladı.

2010 Birincisi
RESTORAN KRALİÇESİ
Gamze Hatice Cizreli Bigchefs

Gamze Cizreli’nin sıfırdan yarattığı marka Bigchefs, restoran sektörünün en önemli oyuncularından biri haline geldi. Bugün 16 şubeyle hizmet veriyor.

İstanbul’a 2, İzmir’e 1 şube açmaya ve Bursa ile Adana’ya da franchising vermeye hazırlanan Gamze Cizreli, 8 milyon TL’lik yatırım planlıyor. Binin üzerinde kişiye istihdam sağlayan Bigchefs’in yurt dışı planları arasında Körfez ülkeleri, Azerbaycan ve Rusya bulunuyor. Cizreli’nin hayali, Bigchefs bayrağını New York’ta dalgalandırmak.

Bu yılın başında Tokyo, Toronto, Roma, Londra, New York gibi lokasyonlarda hizmet veren İtalyan ‘Obika Mozzarella Bar’ markasının çoğunluk hissesini de alan Bigchefs, bu konseptle İstanbul Kanyon AVM’de hizmet veriyor. Bigchefs’in hedefi 2012’de 51 milyon TL olan cirosunu bu yıl 77 milyon TL\e ulaştırmak.

2011 Birincisi
SAVUNMA SANAYİ ONDAN SORULUYOR
Zeynep Rüstemoğlu Forum Mühendislik

Ankara merkezli Forum Mühendislik’in sahibi Zeynep Rüstemoğlu, ağırlıklı olarak erkeklerin çalıştığı savunma sanayisine ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne otomatik yangın infilak tespit ve söndürme sistemi, personel ısıtıcıları üretiyor. Forum Dizayn Araştırma Geliştirme adında yeni bir şirket kuran Rüstemoğlu, tüm Ar-Ge çalışmalarını bu şirketten yürütüyor. 2011 yılında 7 milyon dolar olan cirosunu 2012 yılında 11 milyon dolara ulaştıran kadın girişimci, bugün Rusya dahil olmak üzere beş ülkeye ihracat yapıyor. Rüstemoğlu, askeri yangın söndürme sistemlerini BMC, Karsan, Van gibi otobüslere de vermeye başladı.

2012 Birincisi
YALITIM SEKTÖRÜNÜN ÜRETİCİSİ
Nurcan Özdemir EPSA Yalıtım Ambalaj Yapı Kimyasalları

Ardahanh 7 çocuklu bir ailenin çocuğu olan Nurcan Özdemir, ileride başarı göstereceği sektöre, 1992 yılında havalandırma ve yalıtım işi yapan küçük bir dükkânda sekreterlik yaparak başladı.

Yalıtım ve ambalaj ürünlerine yönelik olarak EPSA Yalıtım Ambalaj Yapı Kimyasalları’nı kuran Özdemir, bulunduğu sektör içerisinde fırsatlarını kendisi yaratan ve yakaladığı başarı ile tüm kadınlara cesaret kaynağı olabilecek bir kadın girişimci. Pazar büyümesine paralel istihdamı da büyüten Özdemir, 2011 yılında 42 kişi olan istihdamını, bu yıl sonunda 85 kişiye ulaştırmayı hedefliyor.

Burcu Tuvay / Ekonomist

Parlayan Yıldız; Kariyer Koçluğu

kariyer_koçluğu

 

Hızla değişen ve gelişen dünya düzeninde ekonomik faaliyetler her geçen gün artarken insan ihtiyaç ve beklentileri de aynı oranda artmaktadır. Sisteme ayak uydurabilmek için daha çok çalışmak ve daha çok kazanmak bir zorunluluk haline gelmiştir. Ülkemizde kariyer koçluğu, danışmanlığı ve rehberliği konularında yetişmiş yeterli personelin olmayışı çok büyük bir eksikliktir. Son yıllarda bu alandaki hizmetler giderek yaygınlaşmış olmasına rağmen istenilen düzeye ulaşılamamıştır. Ülkemizdeki genç nüfusu geleneksel yöntemlerle yönlendirmeye çalışan eski anlayışın üniversite mezunu olanlar arasında yapılan bir çalışmada mezunların yüzde yetmiş beşinin eğitim gördükleri alanlarda çalışmaması durumuna yol açtığı tespit edilmiştir. Ayrıca üniversite diplomasına sahip kalifiye elemanların yüzde yirmi beşinin de işsiz olduğu yapılan istatistiksel çalışmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Bu durum eğitim için harcanan onca paranın çöpe gittiği anlamına gelmektedir. Günümüzde çalışanların da dörtte birlik bir oranı işinden memnun değildir. Sonuçlar böyle olunca bu durumun bütün Türkiye çapında ele alınması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. İşsizliğin nedenleri arasında da öncelikle kişilerin ne yapacaklarını bilmiyor olmaları gösterilebilir. Ne yapacağını önceden planlayan kişi kendine uygun işi arayacak ve bana uygun bir işi tüm çabalarıma rağmen bulamıyorum bahanesine sarılmayacaktır. Uzun süredir uygun bir iş bulamayanlar öncelikle bir kariyer koçundan yardım alarak kendilerine hitap eden mesleği kolaylıkla bulabilmektedirler.

Kariyer kavramının kişiye ne anlam ifade ettiği üzerinden başlangıç yapılarak sonraki aşamalara geçiş yapılmaktadır. Kariyer iş bulmanın eşiti değildir. Bu yaklaşım son derece yanlıştır. Tarihsel süreç içerisinde kariyer kavramına diyalektik bir bakış sergilendiğinde öncelikle insanların bir tarım topluluğu oluşturduğu ve buradan sanayi toplumlarına geçişlerin söz konusu olduğu görülmektedir. Bu geçişlerde alt ve üst yapılar sürekli bir değişim sergilemiştir. Günümüzde ise sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş gerçekleşmiştir. Bilgi toplumu bir şeyler üretmekten ziyade onu tasarlamayı ve o konuda uzmanlaşmayı gerektirmektedir. Bu durum daha çok kalifiye yani yetişmiş insan ihtiyaçlarının öncelikli olmasına yol açmıştır. Bireyler en iyi yaptıkları ve kabiliyetleri doğrultusunda yüksek verim elde edebildikleri işlere yönelerek uzmanlaşmaya çalışmalıdır.

Bilgi kaynaklı bilim ve teknoloji çok hızlı bir gelişim sergilemektedir. Bu durum da her gün insanların kendilerini güncellemelerini gerektiren bir mecburiyet ortaya çıkarmaktadır. Günümüzde bu çeşitliliğin arasında fark yaratabilmek için sunum yeteneğinin de yeterli olması gerekmektedir. Bu, temelde kişinin kendine soracağı başlıca soru bu kadar insanın arasında benim diğerlerinden daha iyi yapabileceğim ne var? sorusu olmalıdır.

İnsanlar kariyer koçluğu hizmeti alarak mesleklerine odaklanırlarsa karşılaştıkları çoğu olumsuzluklarla kazandıkları yeni bilinç ve donanım sayesinde başa çıkabileceklerdir. Kendine uygun mesleği seçen kişi çok uygun ve uyumlu bir çalışma ortamından eve geldiğinde ailesi ile çok daha mutlu olabilmekte ve iletişim kanalları sürekli gelişim için açık bulunmaktadır.

Kariyer koçluğu kavramında bunun bir yaşam tasarım formu olduğunu ve yaklaşımının sadece iş bulma durumu ile ilgili olmadığı anlaşılmalıdır. Bir iş veya meslek seçilirken aslında yaşamın tüm alanlarıyla ilgili bir seçim yapıldığı mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

İnsanlar hayatları boyunca iki olguyu çok iyi düşünmek zorundadır. Bunlardan biri iş seçimi diğeri de eş seçimi olmaktadır. Bu durumda iş seçimi çok daha önceliklidir. Çünkü insanlar anlaşamadıkları eşlerini bırakma imkanına her an sahip olmalarına rağmen aynı kolaylıkla işlerini bırakamamaktadır. Bireyler bu nedenle mutlaka kariyer koçluğu eğitimi veya kariyer koçluğu hizmeti almalı ve kariyer kavramını derinlemesine özümseyerek bu durumun bir yaşam boyu öğrenme olduğu gerçeğini zihinlerine kazımalıdırlar. Bu durumda kişiler profesyonel bir kariyer koçundan yardım alarak başarı için mesleklerinde uzmanlaşmak zorundadırlar.

Kariyer koçluğu sürekli gelişmekte olan bir iş alanı olduğundan gelecek vaat etmekte ve günümüzde çok iyi kazandırmaktadır. Tüm bu sebeplerden dolayı siz de başarılı olmak için kariyer koçluğu hizmeti alabilir veya uzman bir kariyer koçu olarak hayatınıza yeni bir başlangıç yapabilirsiniz. Dilerseniz kariyer koçluğunu meslek olarak icra ederek hem başkalarının hayatlarına sihirli dokunuşlar yapabilir hem de bir taraftan kendinizi geliştirip diğer taraftan hatırı sayılır paralar kazanabilirsiniz.

Tuna Koçluk Eğitim Bayiliği

indir (1)

Bireylerin yaşamlarında farkındalık yaratmak ve başkalarının hayatlarına sihirli dokunuşlar yapabilmek, bilgi ve deneyimlerini tüm insanlarla paylaşmak üzere Ankara’ da koçluk eğitimi hizmeti veren ve uluslar arası standartlara sahip olan Tuna Koçluk, sevgi, farkındalık, denge, başarı, motivasyon, bütüncül düşünme, değişim ve gelişim değerlerine son derece önem vermektedir. Değişim ve gelişimi desteklemek ve tüm insanlarda anlamlı bir farkındalık yaratabilmek amacıyla koçluk mesleğini profesyonelce yapabilecek koçlar yetiştirmeyi amaçlayan Tuna Koçluk, kişiyi bulunduğu noktadan daha ileriye taşıyabilmek ve koç olmak isteyen kişilere en iyi eğitimi vererek tüm insanlığa ve evrene hizmet etmeyi amaçlamaktadır. Günümüz dünyasında bilgi edinmenin pek çok yolu vardır. Bu yolları ve öğrencilerin öğrenme biçimlerini en iyi şekilde analiz edip eğitim ve öğretim süreçlerini bu bilgiler ışığında düzenlemek öğrenci başarısını yukarıya çekmektedir. Bu süreçte eğitim koçları çok büyük rol oynamaktadır.

indir (2)

Türkiye’ de koçluk hizmetleri henüz yeterince yaygın değildir. Koçluk hizmeti veren kişiler de genelde yurtdışında eğitim almak durumunda kalmaktalardır. Çünkü ülkemizde bu ihtiyaca cevap verecek nitelikte eğitim kurumları yoktur. Tuna Koçluk bu açığı ve ihtiyacı görerek en iyi eğitim koçlarını yetiştirmek üzere atağa geçmiştir. Uluslar arası standartlarda eğitim veren ve program sonunda katılımcılara sertifika veren Tuna Koçluk daha geniş alanlara hizmet verebilmek için tüm Türkiye genelinde bayilikler vermeyi planlamaktadır. Bayilik şartlarını girişimci adayıyla yüzyüze görüşmeyi tercih eden Tuna Koçluk hakkında detaylı bilgi almak ve bayilik başvurusunda bulunmak için lütfen buraya tıklayınız.

Geleceğin Gözde Mesleği; EĞİTİM KOÇLUĞU

images (4)

Hızla gelişen ve değişen günümüz dünyasında eğitim sektörü de bu değişime hızla ayak uyduruyor. Yeni eğitim anlayışı olarak farklı eğitim modelleri uygulanmaya ve sisteme adapte edilmeye çalışıyor. Ne öğretiriz? Sorusundan fazla Nasıl öğretiriz? Sorusuna akıllı ve uygulanabilir cevaplar arayan eğitim camiası her geçen gün yeni bir uygulama ile biraz daha değişiyor. Eğitim koçluğu ve öğrenci koçluğu ise öğrenci ve öğretmenlere farkındalık kazandırmak için başarı ile uygulanan yöntemler arasında yer alıyor. Günümüzde ebeveynlerin çocuk eğitimi ve çocuk yetiştirme konusunda işleri hem çok zor hem de çok kolay. Ebeveynlerin işlerinin zor olmasının sebebi; çocukların çevrelerinde bulunan pek çok uyarıcıya maruz kalması, hızla gelişen ve değişen teknolojinin yarattığı olumsuz etkiler, değişen çevre koşulları. Ebeveynlerin işlerinin kolay olmasının sebebi ise; gelişen ve değişen teknolojiye uyum sağlayan eğitim sistemi, teknolojinin eğitim sistemine olumlu katkıları, çevrede bulunan uyarıcı zenginliğinin çocukların gelişmesine anlamlı bir katkı sunması, eğitimcilerin bilinçlenmesi, çocukları merkeze alan eğitim yaklaşımları. Çocuğunuza ders çalış demekten sıkıldıysanız, çocuğunuzu bilgisayarın başından veya televizyonun karşısından kaldıramıyorsanız, çocuğunuz derslere karşı yeteri kadar ilgili değilse hemen karamsarlığa kapılmayın. Tüm bu sorunları uzman eğitim kadroları ile profesyonel olarak çözen kurumlar var.

logo

Tuna Bireysel Gelişim ve Kariyer Planlama Merkezi de bu eğitim kurumlarından bir tanesi. Öğrenci, öğretmen hatta tüm insanlarda bir farkındalık yaratmak için çalışan, bilgi ve deneyimlerini paylaşan, uluslararası standartlarda koçluk hizmetleri ve eğitim programları sunan Tuna Bireysel Gelişim ve Kariyer Planlama Merkezi öğretme ve öğrenme işini son derece ciddiye almakta, öğretme ve öğrenme işini nasıl daha iyi yaparız? Sorularına mantıklı, akılcı, kalıcı, ekonomik, hızlı ve uygulanabilir çözümler aramaktadır. Öğretmenlere yönelik öğrenci koçluğu ve öğrencilere yönelik öğrenci koçluğu hizmetleri veren Tuna Bireysel Gelişim ve Kariyer Planlama Merkezi’ nin eğitimler sonunda verdikleri sertifikalar uluslararası geçerlilik özelliğine sahiptir. Kendi yaşamınıza ve başkalarının yaşamlarına güzel dokunuşlar yaparak yön vermek istiyorsanız Tuna Bireysel Gelişim ve Kariyer Planlama Merkezi’ ne ulaşın. Tuna Bireysel Gelişim ve Kariyer Planlama Merkezi hakkında detaylı bilgi almak için lütfen buraya tıklayınız.

Nasıl Proje Üretilir?

indir

Kafanızda pek çok projeler beliriyor fakat bunları nasıl düzenleyebileceğinizi, bu projeleri nasıl hayata geçirebileceğinizi bilmiyorsanız, yöntem konusunda desteğe ihtiyacınız var ise bu yazı tam size göre… Parlak bir fikre sahip olunduğu zaman bu fikrin proje olarak değerlendirilebilmesi, kaynak bulabilmesi için nasıl işe dönüşeceği gösterilebilmelidir. Bu da ancak bir iş planı hazırlayarak yapılabilir.

1.Profesyonel Özet: Potansiyel yatırımcının projeyi okuma ihtimalini kuvvetlendirmek için profesyonel özetler gereklidir. Üstelik yatırımcıların çoğu bu bölüme bakarak bile destek verip veremeyeceğine karar verebilmektedir. Tüm iş planının özü olan profesyonel özetler iş, içinde bulunan sektör, pazarlama stratejisi, ihtiyaç duyulan finansal kaynak gibi tüm ayrıntıların bir toplamıdır.

2.Şirket Analizi: Şirket analizi, var olan ya da gelecekte var olacak olan şirketin stratejik anlamda genel bir değerlendirmesidir. Analizin içermesi gereken önemli sorular ise;

-Şirket ne gibi olanakları lehine çevirebilir?

–Bu hangi servis ve hizmetlerle yapılabilir?

–Hangi ürün ve hizmetler diğerlerinden farklıdır? İş dünyasında neler başarılı kılabilir?

–Şirketin uyguladığı stratejiler nelerdir?

–Şirketin organizasyon yapısı nasıldır?

3.Sektör Analizi: Şirketin çekişme içinde olduğu alanı belirleyen analizlerdir. İçerdiği sorular ise;

-İçinde bulunulacak olan/bulunulan pazarın büyüklüğü nedir?

–Eğer var ise hangi Pazar trendleri bu boyutları etkiler?

–Başlıca rakipler kimlerdir? Her birinin Pazar payı ne kadardır?

–Pazarda kullanılan mal ve hizmetler hangileridir? Ücretsiz ürün ve hizmet var mıdır?

–Pazara giriş için engel bulunuyor mu?

-Hangi parametreler şirket için yardımcı olabilir?

4.Müşteri ve Rekabet Analizi: Bu analizde aşağıdaki soruların yanıtları bulunmalıdır:

-Müşteriler kimlerdir? Hangi demografik özelliklere sahiptirler?

–Müşteriler nerede yaşıyor ve gelir düzeyi nedir?

–Ürün ya da hizmetlerden hangileri bu kişilerce bir ihtiyacı gidermek için sürekli satın alınmaktadır?

–Müşterilerin esas ihtiyaçları nelerdir ve bu ihtiyaçları neler etkilemektedir?

–Başlıca rakipler kimlerdir?

–Rakiplerin büyüklüğü ne kadardır?

–Hangi stratejileri kullanmaktadırlar­?

–Geçmişte pazara katılanlara karşı tepkileri nasıldı?

5.Pazarlama Planı: Pazara girmek için kullanılan tüm stratejileri içerir. Planda bulunması gerekli olan bilgiler;

-Bütünleşik pazarlama stratejisi

–Pazar girişinde ürün ve hizmetlerin tanıştırılma planı nedir?

–Ürün ve hizmetler

–Ürün ve hizmetleri ortaya koyan ayrıntılı bilgiler

–Ücretlendirme

–Ürün ve hizmetlerin satılacağı fiyat bilgisi

–Dağıtım

–Ürün ve hizmetlerin şirketten son kullanıcının eline geçmesi için kullanılacak olan metotlar.

–Satış yaklaşımı

–Ürün ya da hizmetlerin satış yöntemleri

–Reklam ve promosyon

–Reklam ve promosyonlar için ayrılacak olan bütçe ve uygulanacak olan yöntemlerin getirileri

–Halkla ilişkiler

–Ürün ve hizmetlerin satışında ‘halkla ilişkiler’ in rolü ve etkileri.

6.Tasarım ve Geliştirme Planları: Bu planlar fikirleri bir konu olmaktan çıkartıp gerçeğe dönüştürmedeki stratejileri içerir. Cevaplanması gereken sorular ise;

-Ürün ve hizmetteki gelişmenin şu anki durumu nedir?

–Amaçlanılan bitirme tarihi ne zamandır? Bu süreç içinde çıkabilecek engeller nelerdir?

–Ürün geliştirmenin tahmini maliyeti nedir?

–Şirket dışında birileri ile iş yapılabilir mi?

–Bilgi ya da patent kim tarafından korunmaktadır?

7.İmalat ve Operasyon Planları: Bu planlar alınan bütün kararlar ve konuşulan bütün konuların nasıl sonuca varacağı ile ilgilidir. İmalat planlarının içermesi gerekli olan sorular;

-Ürün nasıl imal edilecek?

–Üretme kapasitesi nedir? Birim üretim süresi ne kadar?

–Üretim yapılacak coğrafik bölgeler hangileridir?

–Ürünler nerede depolanıp saklanacak?

–Dış kaynak kullanılacak mı?

–Hangi kurallar ve yasal konular dikkate alınmalıdır? Operasyon planlarının içermesi gereken sorular: İmalattan sonra, satış sürecine kadar neler gerekebilir? Kaç kişiye ihtiyaç durulacak?

–Ürün ve hizmetlerin dağıtımı nasıl gerçekleşecek?

–Kalitenin kontrolü nasıl yapılacak?

8.Yönetim Ekibi: Şirketi başarıya götürmek için gerekli olan insan kaynaklarını tanımlayan bölümdür. Bilinmesi gereken önemli konular: -Şirket nasıl organize olmuştur?

–Temel Yönetim kadrosunda kimler vardır ve bu kişilerin geçmişleri nasıldır?

–Eğer var ise hisse sahipleri, ortaklar ya da yatırımcılar kimlerdir?

–Yönetim Kurulu ve Danışmanlar Kurulu kimlerden oluşuyor?

–Profesyonel anlamda kimlere başvurulabilir?

9.Finansal Plan: Bu planlar şirketin ne kadar paraya ihtiyacı olduğunu ve gelecekte ne kadar kazanmayı planladığını meydana çıkarır. İki bölümden oluşmaktadır: Bunlardan birincisi; detaylı finansal bilgi analizleridir, ikincisi ise iş dünyası ve yatırım kararlarının nelerden etkileneceğine dair olan yazılı tartışmalardır. Finansal bilgi analizleri:

-Gerçek gelir durumu ve denge kağıtları

–Gelir durumu (İlk yıl için aylık, 1-3 yıl için çeyrek dönemlik ve yıllık)

–Denge kağıtları (ilk yıl için aylık, 1-3 yıl için çeyrek dönemlik ve yıllık) – Nakit akışı belgesi (ilk yıl için aylık, 1-3 yıl için çeyrek dönemlik ve yıllık)

–Bürüt ve işletme marjinleri

–Sabit ve değişken harcamalar

–Ayrıntılı hesap dökümü ve satılan miktar

–Yatırım sonucu geri dönenler. Yazılı tartışma:

-Finansal bilgi analizlerinde dikkat edilmesi gerekenler

–Fon kullanımı ve finansal ihtiyaçlar

–Yatırım teklifleri

–Yatırımcının geri dönüşümü

10.Ekler: Metin olmayan bütün dokümanları kapsamaktadır. Örneğin; -Finansal belgeler ve hesaplamalar

–Çalışma tabloları

–Ürün / hizmet sözleşme diyagramları

–Yasal dokümanların kopyaları

 

Bir Yöneticiyi Ancak Verdiği Doğru Kararlar Başarıya Ulaştırır

İnsanlar, yapacakları işlerde hayatları boyunca birçok alternatifler arasından seçim yapmak zorunda kalırlar. Bu seçimlere karar verirken, kendi sağduyularına, tecrübelerine, içinde bulundukları koşullara ve bazen de üçüncü kişilerin fikirlerine dayanarak en uygun kararı verdiklerine inanırlar. Bu aldıkları kararları zaman içinde hayata geçirip, olumlu ya da olumsuz sonuçlar elde ettikçe, verdikleri karların doğru veya yanlış olduğunu anlarlar. Ancak, bu noktada artık geçmişe dönük yanlış alınmış bir kararı değiştirmek mümkün değildir. Ünlü Fransız yazar Albert Camus, insanların bu içinde bulundukları durumu, ağır ve geri dönülemez sorumluluklarla çevrelenmiş hayatlarını çok güzel bir cümleyle özetlemiştir; “ Hayatınız, yaptığınız seçimlerin bir toplamıdır ” .

İnsanlar, her ne kadar üzerinde iyice düşünerek, gerekli araştırmaları yaparak ve tüm koşulları değerlendirdikten sonra bir karara varsalar da, her zaman için verilen kararın yüzde yüz doğru olması beklenemez. Çünkü daima bir risk faktörü mevcuttur. İşte bu gerçek, çoğu zaman insanları karar almaktan kaçınmaya, verilecek kararları geciktirmeye sevk eder. İstemediği halde karar almaya mecbur kalan bireyler ise, aldıkları bu zorunlu kararın neticesi olumsuz olduğu durumlarda bunun sebebini farklı yönlere çekerek mazeret arama yoluna girerler. Ancak, yöneticilerin bu tip bireysel hataların sonuçlarını başka faktörlere bağlayarak mazeretlere dayandırma gibi bir kaçış noktaları yoktur. Çünkü yöneticinin asli görevi zaten doğru kararları almak, bu kararları uygulatmak ve neticelerini bizzat kabullenmektir. Sonuçta nihai kararı veren kendisidir ve bu görev için seçilip o makama getirilmiştir.

Tecrübeli ve kararlarının arkasında durabilen bir yönetici asla aldığı bir kararın başarısız olan neticesinin suçunu diğer kişilere mal etmez ve mazeretler üreterek kendi verdiği kararın yanlışlığını ört bas etmeye çalışmaz. Yöneticiye, tecrübeli ve yetkin bir yönetici olma sıfatını kazandıran davranış da bu yönde olmak zorundadır. Aksi halde ilgili toplulukta bir yönetim zafiyeti var demektir. Gerçekte bu tip olumsuz sonuçlar meydana geldiğinde, elde edilen deneyim, ileride verilecek kararların doğruluğuna zemin hazırlar.

Yöneticinin karar alma aşamasında, faktörleri ve planlanan neticeleri gerçekçi olarak değerlendirmesi, bir başka deyişle neticenin sadece olmasını istediği, umut ettiği şekline odaklanmaması gerekir. Bir yönetici alacağı kararları ne kadar gerçekçi ve eleştirel yaklaşımlarla değerlendirirse başarılı olma olasılığı o derece yüksek olur. İleri görüşlü, içinde bulunduğu koşul ve zamanın daha ilerisini görüp, uzun vadeye dönük plan ve programlar yapan yöneticilerin verdikleri kararlar, ilerideki dönemlerde de etkinliğini sürdürürken, aynı zamanda, daha sonra göreve gelecek yöneticilere de ışık tutmuş olurlar.

Tecrübeli, zeki ve çağdaş bir yönetici, piyasa koşulları beklenmedik bir şekilde değiştiği veya ekonomide belirsizliğin yaşandığı dönemlerde, çözüm alternatiflerini değerlendirirken ve karar alma aşamalarında bireysel davranmak yerine, ekibiyle birlikte çalışarak beyin fırtınası yaratır ve tüm fikirleri dikkate alarak problemi değerlendirir. Ancak, son kararı verecek olan yine tek başına kendisidir. Bu yüzden aldığı kararın tüm sorumluluğu da yine onun üzerindedir.

KARAR ALMA SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Yöneticiler verdikleri yanlış kararlar neticesinde ağır faturalara maruz kalmamak için, karar alma aşamasında aşağıda belirtilen kritik noktalara dikkat etmelidirler.
•    Problemi doğru teşhis etme: Karar alma sürecini başlatan unsur bir problemin varlığıdır. Dolayısıyla, asıl problemin ne olduğu, hangi sebeplerden kaynaklandığı, diğer rakip firmaların da aynı sorunla karşı karşıya olup olmadıkları gibi pek çok veri ele alınarak sorun tüm açıklığıyla ortaya konulmalıdır. Yanlış tanımlanan, asıl hedef sorundan uzaklaşan bir tanımlama kesinlikle yanlış karar ve olumsuz neticelere sebep olur ve bu süreçte yapılacak tüm diğer faaliyetleri de farklı yönlere sevk eder.
•    Doğru zamanda doğru kararı alma: Bir karar ne aceleyle iyice düşünülmeden,  ne de kararsızlıklar içinde geciktirilerek alınmalıdır. Her tutum da uygulama sonuçları açısından son derece risklidir. Aceleyle verilmiş bir kararda mutlaka önemli bazı noktalar gözardı edilirken, geç verilmiş bir kararda ise pek çok fırsat kaçırılmış olabilir.
•     Yapılan analiz ve araştırmaların gereksiz uzatılması: Karar verme sürecinde araştırma ve analiz konularını çok detaylandırmak bazen sorunu daha fazla komplike hale getirerek, sorunun özünden uzaklaşmaya neden olur. Beyin yorgunluğu ve zihin karışıklığı içinde yönetici sorunu doğru tespit edemez ve doğru reçeteyi ortaya koyamaz.
•    Problemin çözümü için çok fazla alternatif üretmek: Bir sorunun pek çok farklı çözüm methodu olabilir.
Tabiki bu alternatifler tek tek değerlendirilip en uygun çözüm yolu ortaya konmalıdır. Ancak, sırf pek çok olasılığı değerlendirmek adına gereksiz çözüm yollarını da inceleme kapsamına almak hem zaman kaybına, hem de zihin yorgunluğuna sebep olur. Yönetici konudan uzaklaşarak geç karar alma gibi bir hata yapabilir.
•    Kararsızlık içinde bocalamak: Problemlerin varlığını gören ve daha başında önlem alabilecekken, insiyatifini kullanıp karar almayan ve olayları akışına bırakn bir yönetici, meydana gelen olumsuz neticelerin veya kaçan fırsatların tek başına sorumlusudur.
•      Yetki devri ( mikroyönetim ): Yönetici önüne gelen her konuda en son kararı verecek merci olursa, iş yoğunluğu içerisinde enerjisini ve dikkatini yitirirerek, daha önemli konularda vermesi gereken kararlarda verimli olamaz. Bu nedenle, mikroyönetim olarak adlandırılan sistem uygulanarak, şirketin işleyişindeki günlük ve rutin bazı karar mekanizmaları daha alt yönetim kadrolarına aktarılmalıdır.

KARAR ALMA SÜRECİNİN AŞAMALARI

Karar alma aşaması sürecinde yapılan tüm faaliyetler, verilen kararın doğruluğunda önemli rol oynarlar. Bu nedenle karar alma sürecini, baştan sona kadar yapılması gereken işlemler bazında aşamalara ayırarak sırasıyla takip etmek doğru karar almak için gerekli bir yöntemdir.

•    Problemin belirlenerek tanımlanması: Karar alma aşamasını başlatan unsur, bir problemin ya da
yapılması veya takip edilmesi gereken bir yeniliğin ortaya çıkmasıdır. Yönetici böyle bir sorunla karşılaştığında, öncelikle bu problemi tanımlayarak, tüm verileriyle ortaya koymalıdır.
•    Hedeflerin tespiti: Bu aşamada, problemin çözümüyle hedeflenen sonuçlar ortaya konmalıdır. Bir başka deyişle, ilgili sorun çözümlendiğinde, alınan kararlar neticesinde nereye varmak istenmektedir. Örneğin bu satışların belli bir oranda artması veya belli masrafların azaltılması gibi pek çok hedefe yönelik olabilir.
•     Problem hakkında bilgi toplama: Problem için çözüm üretmeden önce, problemle ilgili her türlü bilgi toplanmalıdır. Öncelikle problemin unsurlarını belirlemeli ve gerekirse diğer rakiplerin de bu konudaki durumları değerlendirilmeli.
•     Alternatif çözüm yolları araştırılmalı: Bir problemin çözümü için birden fazla method geliştirilebilir. Bu aşamada farklı çözüm yolları üretilerek, en uygun alternatifi yakalama şansı arttırılır.
•    Çözüm alternatiflarinin analizi: Bu aşamada, önerilen farklı çözüm yolları analiz edilerek, hedefe ulaşmada hangi yolun daha uygun olduğu belirlenmelidir. Her seçeneğin artı ve eksileri dikkatlice ele alınmalıdır.
•      Karar alma aşaması: Tüm bu aşamalarda yapılan çalışmaların veri ve neticelerini alan yönetici, kendi tecrübe ve sezilerini de göz önüne alarak nihai kararını verir. Tabi bu karara varırken tecrübelerinden kaynaklanan öngörülerini dikkate alırken, tamamen duygularıyla da hareket etme lüksü yoktur, çünkü bazı maddesel gerçekler de önemli olup, risk faktörünü en aza indirmektedirler.
•    Verilen kararın uygulanması ve takip edilmesi: Yönetici verdiği kararı ivedilikle uygulamaya geçirmelidir. Karar verildikten sonra bekletilmesi halinde, karar aşamasına gelene kadar baş göstermiş olan tüm kararsızlıklar, tereddütler tekrar gündeme gelir ve bu da verilen karar üzerinde olumsuzluk yaratır. Uygulama aşamasında ise, karar sonucu yapılan tüm faaliyetler izlenmeli ve gerekli olması halinde bazı düzeltici faaliyetlerde bulunulmalıdır.

CEO’ ları Başarısız Kılan Nedenler

indir

CEO’ lar şirketlerin tüm işlerini ve yatırımlarını planlayan, alınan kararların yürütülmesinden sorumlu olan, yani kısaca bir şirketin başarıları veya başarısızlıklarından mesul olan en üst düzeydeki yöneticiler olup ekonomi dünyasında aktif rol alan kimselerdir. Ceo ingilizce açılımı; Chief Executive Officer dir. Türkçe ise baş yönetici demektir. Şirketin tüm sorumluluğunu yüklenen kişidir. Görevinin ağırlığı doğrultusunda son derece uçuk maaşlar alan CEO lar için hayat hem çok kolay hem de çoğu zaman zordur.  Aldıkları kararlarla ve ekonomi piyasalarında yaptıkları açıklamalarla basın ve medyanın da ilgi odağı olmuşlardır. 90’ lı yıllara kadar bu gidişat böyle devam ettiğinden CEO’ lar, bu parlak ve saygın görevi ancak sağlık nedenleriyle veya emeklilik sebebiyle bırakır hale gelmişlerdir.

Bu görev son yıllarda ekonomide global belirsizliklerin artması ve üst üste yaşanan ekonomik krizler sebebiyle cazip bir pozisyon olmaktan çıkmıştır; çünkü CEO konumundaki kişilerin taşıdığı sorumluluğun ağırlığı altında ezilmesi söz konusu olmuştur. Zamanla ekonomideki belirsizliklere şirket ortaklarının ve yönetim kadrolarındaki kişilerin şirketin elde edeceği karları en kısa zamanda en üst seviyeye çıkarma hırsları da eklenince çalışanların işlerine son verilmeye başlanmış ve böylece şirket yönetim kadroları zayıflamıştır. En sonunda kemer sıkma politikaları çerçevesinde yönetici yetiştirme projelerinden vazgeçilmiş ve görevinden ayrılan yöneticilerin boşlukları dolduracak, alanında tecrübeli ve yetenekli kişiler yetiştirilememiştir. Bunun sonucu olarak ortaya çıkan en son çareye göre, şirketlere dışarıdan CEO işe alınması yoluna başvurulmuştur. Ancak bu yöntemde eski yöneticilerin yerine getirilen yeni CEO’ lar, şirketin kökenini bilmeksizin ve şirket çalışanlarını tanımaksızın göreve başlamak zorunda kalmışlardır. Tüm bu olumsuzluklara ilave olarak teknoloji çağının doğurduğu gelişmeler geleceğe ilişkin öngörüleri azaltmaya devam etmiş ve piyasanın belirsizliğini artırmıştır. Adeta bir kısır döngüyü andıracak şekilde süregelen bu belirsizlik ortamı, yöneticileri daha temkinli ve pasif davranmaya sevk etmiştir. Bunun en güzel örneklerinden biri, Kodak şirketinde uygulanmayı bekleyen dijital fotoğrafçılığa dair önemli bir projenin, yöneticilerin çekingenliği sebebiyle hayata geçirilememiş olmasıdır.

Açıklanan gergin ortamda birtakım CEO’ lar rakip şirketlerdeki yöneticileri ve piyasanın zorlu koşullarını azımsayarak her türlü engeli aşabilecek formüllere sahip olduklarını düşünmüşlerdir. Söz konusu yöneticilerin üzerindeki kısa vadede maksimum kar getirme yönündeki beklentilerin oluşturduğu baskı, onları illegal yöntemlere başvurmak fikrine yakınlaştırmıştır. 2000’ li yılların başında Enron ile Wordcom gibi birtakım büyük şirketlerin yönetim kadrolarındaki kişilerin işledikleri yolsuzluk fiillerinden ötürü iflasa sürüklenmesi de bu anlamda önemli bir göstergedir. Geçtiğimiz 2012 yılında gündeme gelen Libor skandalı, İngiliz Barclays Bank’ in CEO’su konumundaki Robert Diamond’ ın istifasına sebep olunca, en risk içermeyen kararların verilmeye çalışıldığı finans piyasalarında dahi CEO konumunda olmanın getirdiği ağır sorumluluk, yöneticilerin bu pozisyona karşı isteksizliklerini daha da ileriye taşıdı. Her ne kadar yirmi yıllık süreçte yaşanan olaylar CEO kavramına bakış açısını değiştirmiş olsa da ileriki senelerde bu olumsuzlukları sindirmiş ve tecrübelerine kaynak sağlamış olan üst düzey yöneticilere gereksinim artacaktır. Verdikleri kararlar tüm dünyada yankı uyandırabilecek nitelikteki CEO’ ların bu önemli sorumluklarının bilincinde olmaları hem kendi şirketlerine hem de topluma fayda sağlayacaktır, aksi halde ellerindeki kuvvetle içinde bulundukları sektörün imparatoru rolünü oynamaları tehlikeli sonuçlar doğuracaktır. CEO’ lar kendi ekiplerini kurmak zorundadırlar. Bu şekilde beyin fırtınası denen kavramı hayata geçirip çözümlere ve yeniliklere daha kolay ulaşabilirler. Gelecekte üstün başarılara imza atmak isteyen bir üst düzey yönetici çalışanlarıyla olduğu kadar rakipleriyle de uyum içinde ve saygı sınırları çerçevesinde çalışırken, aynı zamanda yenilikleri ve marketteki talep hareketlerini de yakından takip etmelidir.

 

CEO’ LARI ZAYIF KILAN YANLIŞLARI

Üst düzey yönetim kadrolarında bulunan ve tecrübeleri, bilgileri ve çalışkanlıklarıyla öne çıkan yöneticilerin genellikle elde ettikleri başarılar sonucu yanlış kararlar aldığı görülmektedir. Özellikle şirketlerin ekonomik belirsizlikler ortamında CEO gibi yöneticileri kendilerinin kurtarıcısı pozisyonuna getirmeleri, şirketler aleyhine birtakım sonuçlar doğurmaktadır. Buna sebebiyet veren CEO’ ların zayıf yönlerini ele alacak olursak:

  • CEO’ ların üst düzey konumundaki kişiler olarak kendilerinin her şeyi en iyi bildiklerini düşünerek herkesi kendileri karşısında haksız görmeleri, onları zayıf kılan yanlarından birisidir.
  • CEO’ ların çalıştıkları şirketlerin lehine olarak elde ettikleri başarılar sonucunda kendilerini şirketlerin de üzerinde bir konumda görerek artık şirket başarısı için değil, kendi egolarını tatmin etmek için çalışmaları, şirketlerin zararına sonuçlar doğurmaktadır.
  • CEO’ lar zaman zaman geçmişteki başarılarının etkisinde kalarak kendilerine aşırı bir güven duyarlar ve kendi yöntemlerinin en iyi olduğunu düşünerek yeniliklere daha kapalı bir bakış açısını benimserler.
  • Fazla tedbirli bir tutum da CEO’ ların başarısını kötü anlamda etkileyen bir faktör olarak karşımıza çıkabilir. Özellikle ivedilikle karar alınmasını gerektiren durumlarda risk almaktan kaçınıp ihtiyatlı davranan yöneticiler, istemedikleri şekilde birtakım imkanları zamanında kullanamayabilmektedir.
  • Eleştiriye kapalılık, CEO’ ların en zayıf yanlarından biri haline gelebilmektedir. Genel olarak bakıldığında, üst düzey konumundaki yöneticiler, çevrelerinde kendi fikirlerini paylaşmayıp görüşlerine muhalif kalarak aksi görüşlerini bildiren kişileri etraflarında görmek istememekte ve onları çevrelerinden uzaklaştırmaktadırlar. Bunun sonucu olarak ise, şirkette aslında olumsuz neticeler doğurabilecek birtakım gelişmeler CEO’ lar tarafından kolaylıkla algılanamaz hale gelmektedir.
  • Rekabetin yoğun olduğu piyasalarda önemli pazar etkisine sahip şirketlerin üst düzey konumunda yer alan CEO’ lar zaman zaman marjinal olarak adlandırabileceğimiz yöntemlere başvurarak rakiplerinden aslında çok farklı olduklarını ispatlamaya çalışmaktadırlar. Ancak bu durum, olumlu sonuç doğuramadığı zamanlarda kaynakların boşa harcanmasına sebep olmaktadır ki bu durum şirketin oldukça aleyhinedir.
  • Özellikle daha dar bakış açısına sahip CEO’ ların en zayıf noktalarından biri, küçük problemler üzerine gereğinden fazla yoğunlaşarak bütünü görememeleri ve dolayısıyla daha önemli sorunlar üzerinde odaklanamamalarıdır. Böylesine bir tutum, büyük meseleleri de çözümsüz bırakmaktadır.
  • Şirketlerin kilit noktasını teşkil edecek kadar önemli pozisyonlara sahip olan CEO’lar, elbette şirketler için ifade ettikleri önem sebebiyle görevden alınmaları ihtimaline karşı yüksek miktardaki tazminat taahhütleri ile koruma altına alınmaktadırlar. Bu durum özellikle CEO’ ları şirketlerdeki işin başına geçmeye ikna etmede mühim bir etkiye sahiptir. Sonuçta yukarıda açıkladığımız üzere, CEO’ ların yapacakları tek bir hata dahi çok büyük sorumluluklar doğurur. Tecrübeli, bilgili ve öngörü sahibi değerli yönetici kişilerin bu görevi üstlenmelerini sağlamak için, şirketler CEO’ larla yaptıkları sözleşmelerde bu tür tazminat maddeleri getirerek bir yerde onların risklerini azaltmaktadır. Ancak bu durum, gerçekten işinin ehli olan kişileri göreve getirme konusunda başarılı bir sonuç doğursa da, nihayetinde sağladığı aşırı güvence sebebiyle yöneticilerin bir rehavete kapılmasına da sebebiyet vermektedir. Motivasyonları bu şekilde azalan CEO’ ların beklenen başarıyı gösterme ihtimalleri de doğal olarak düşmektedir.

Kendi İşini Kurmak İsteyenlere Tüyolar

indirGirişimcilik fikri rüyalarınızı mı süslüyor? Kendi işinizin, kendi geleceğinizin patronu olmayı mı hayal ediyorsunuz? Bunu gerçekleştirmek kolay mı? Hayır pek kolay değil. Yoğun bir emek harcamak gerekiyor mu? Evet önemli bir çaba gerektiriyor. İşe başlamadan önce yüklü bir finansmana ve iyi bir eğitim almış olmaya ihtiyacınız var. Aslında uygulanabilirlik bakımından öne sürdüğümüz bu koşullar olmazsa olmaz koşullar değil. Kendi işinin patronu olmak, kendi işini kurmak, dilediği işi yapmak gerçekleştirilebilir ve ulaşılabilir hayaller. Peki bu amaca ulaşabilmek için neler yapmalısınız? Hangi yöntemleri uygulamalısınız? Düşünmek, tasarlamak, projelendirmek! Kendi işini kurma fikri yeni bir değil. Sizden önce pek çok kişi kendi işini kurmayı denedi ve pek çok kişi bu konuda başarılı da oldu. Biz, sizler için aşağıda sırasıyla izlenmesi gereken metotları listeledik. Eğer hazır iseniz gelin birlikte dikkatlice inceleyelim.

İş Kurarken Takip Edilmesi Gereken Yol

  1. Bir düşünce geliştirin. Gerek ürün gerekse hizmet olarak sınırsız sayıda konu tüm çevremizi kaplamış durumda. Yapmamız gereken şey; insanların hangi hizmet veya ürüne ihtiyaç duyduklarına odaklanarak iyi bir gözlem yapmak. Hatta bazen insanlar bu ihtiyaçlarının farkında da olmayabilirler. Belki siz yeni bir ürün veya hizmet geliştirerek piyasaya sunabilirsiniz. Bu aşamada diğer yaratıcı fikirlere de açık olmakta son derece fayda var. Burada hedef; bizim için en uygun iş fikrini bulmaktır. Fikirler nicelik açısından değil nitelik açısından ele alınmalıdır. Önemli olan fikirlerin çokluğu değil, fikirlerin işe yararlığıdır.
  2. Kurmak istediğiniz iş için iyi ve motive olabileceğiniz bir isim seçin. Henüz hangi işi yapacağınıza karar vermediğiniz halde hoşunuza giden bir isim seçebilirsiniz. Bu sizi motive edecektir hatta işin şekillenmesinde bile etkili olabilir. İşin başlangıç aşamasında bu konu ile fazla vakit kaybetmemek için projeler geliştirirken aklınıza takılan ve kulağa hoş gelen isimleri daha sonra değerlendirmek üzere ajandanıza kaydedin.
  3. Hedeflerinizi netleştirin. Pek çok hedefiniz olabilir ancak işin başında sizin için öncelikli olan hedeflerinizi belirlemenizde fayda var. Sizin için öncelikli olan finansal açıdan bağımsız olmak ve ürettiğiniz ürünü piyasada iyi bir fiyata satabilmek gibi ekonomi tabanlı hedefler mi yoksa size mutluluk verecek, severek yapacağınız ve devamlılığı olan bir iş sahibi olmak gibi manevi yönü kuvvetli olan hedefler mi? Önce hedefinizi ve önceliğinizi belirlemeli ve bu ikisinin ne kadar örtüştüğüne dikkat etmelisiniz.
  4. Ekibinizi kurun. İşinizi kurup yalnız mı devam edeceksiniz yoksa sizinle birlikte çalışmasını istediğiniz ekip arkadaşlarınız olacak mı? Günümüzde başarılı olmuş bazı ortaklıkları gözönüne alırsak, doğru çalışma arkadaşlarıyla çok daha fazla üretken olup ciddi başarılara imza atılabileceğini de görmüş oluruz. Steve Jobs ve Steve Wozniak örneğinde olduğu gibi, bu ortaklık her iki tarafa da çok büyük yararlar sağladı. Her iki ortağa da çok büyük bir servet ve ün getirdi. Laryy Page ve Sergey Brin ikilisi, Bill Gates ve Paul Allen ikilisi, John Lennon be Paul McCartney ikilisi ilk aklımıza gelen başarılı örneklerden sadece bir kaçı…Tabi her zaman her ortaklık böyle başarı hikayeleriyle dolu olacak diye bir kural yok ama bu konuda ümitsiz de olmamalıyız.

İşin kurulma aşamasında izlenecek olan yol;

–         Hukuki danışman edinin. Gerek kuruluş aşamasında gerekse sonraki süreçlerde birçok resmi kuruma verilecek olan dokümanlar, vergi ve kontrat gibi hukuki uzmanlık gerektiren belgelerin hazırlanması ve bu resmi sürecin takip edilmesi aşamasında mutlaka profesyonel yardım almanız gerekir. Böyle davranırsanız hem süreç hızlı ilerler, hem yanlış yapmazsınız hem de işlerinizi kolaylıkla halledersiniz.

–         Firmanızın hangi tür olacağına karar verin. Yapacağınız iş ile ilgili nasıl bir şirket kuracağınıza karar vermelisiniz. Şahıs şirketi mi kuracaksınız yoksa ortaklardan oluşan bir şirket mi kuracaksınız? Bunu belirlemeniz hem vergi sistemi ve ticaret kanunu açısından hem de hedef kitleniz ve ilgi duyduğunuz yatırım alanlarının belirlenmesi açısından oldukça önemlidir.

–         Finansal kaynaklarınız planlayın ve yönetin. Kuracağınız iş ile ilgili az ya da çok ama mutlaka belli bir miktarda paraya ihtiyaç duyacaksınız. İhtiyacınız olacak finansal kaynağı çeşitli kaynaklardan sağlayabilirsiniz. Bu kaynakların en kolay ulaşılabilenleri; öncelikle kendi birikimleriniz, sonra sırasıyla bankalar, fikirlerinize değer veren yatırımcılar, arkadaşlarınız, aileniz olabilir.

–         Yapacağınız işin çerçeve bütçesini oluşturun. Başlayacağınız iş ile ilgili yapmanız gereken her türlü yatırımı karşılayacak birikiminiz olsa bile bazen evdeki hesap çarşıya uymaz. Beklenmeuen ve ani gelişmeler nedeniyle çeşitli ödemeler gerçekleşebilir. Kurduğunuz iş, rutin bir düzene oturup kendi kendini finanse edip size kazanç sağlamaya başlayıncaya kadar ekonomik olarak dayanma gücünüz olmalı. İşinizi planlarken uzun bir süre bu işten para kazanmayacağınızı varsayarak yola çıkmalısınız. Ve bu plana uygun bir birikim ayırmalısınız.

–         Fiyat politikanızı belirleyip kar – zarar ilişkisini değerlendirin. İşinizin konusu olan mal ya da hizmeti fiyatlandırın. Ayrıca gelir ve gider tablonuzu tüm detaylarıyla kendiniz değerlendirin. Bütün veriler ışığında taslak bir tablo oluşturun. Ön muhasebenizi işin kuruluş aşamasında mutlaka kendiniz yapın.

–         Piyasada bulunan rakiplerinizi takip edin. Aynı ürün için diğer firaların satış fiyatlarını kontrol ederken kendi ürününüzü nasıl daha fazla geliştirip daha fazla tüketiciye ulaştırabilirsiniz araştırın.

–         Maliyetlerinizi çok iyi kontrol edip giderlerin yapılan işle orantılı olup olmadığına dikkat edin. Yapılan işin hacmi ne olursa olsun giderlerin kontrolü her zaman sizin elinizde olmalı. Bazı giderler tahmin ettiğiniz rakamların üzerinde gerçekleşebilir. Böyle bir durumda hemen müdahale edip durumu kontrol altına alabilirsiniz. Örneğin; elektrik faturası beklediğinizden fazla geldi, böyle bir durumda daha ekonomik aydınlatma araçları kullanabilir, nasıl tasarruf edilebileceğini gözden geçirebilirsiniz. Ya da herhangi bir malzemenin gereğinden fazla tüketildiğini düşünüyorsanız, uygun gördüğünüz makul tüketim miktarını belirleyip o miktarda kullanım hedefleyebilirsiniz.

–         Planlarınızı taslak haline getirerek projelendirin. İşinizle ilgili oluşan tüm fikir ve kararlarınızı sırasıyla takip edilecek işlemleri bir proje haline getirmeniz hem size rehberlik eder hem de yapmayı planladığınız veya halihazırda yaptığınız işin banka ve benzeri gibi üçüncü kişilere tanıtılması sırasında güzel bir kaynak oluşturur.

Projenizin içeriği şöyle olmalı; Öncelikle işinizin içeriği ne olacak? Ne kadar sermaye gerektirecek? Nasıl bir gelir dönüşümü olacak? Firmanızın türü nedir? Bu soruların cevaplarına ek olarak ekibinizdeki kişilerin kısa özgeçmişleri ve işinizin karlılık oranlarını gösteren ve çok detaylı olmayan ama yeteri kadar fikir veren yazılı bir ön çalışma hazırlayın. İşinizin içeriğini tanıtın. Tam olarak ne iş yaptığınızı detaylı bir biçimde anlatın. Piyasa koşullarında durumunuzu değerlendirin. Hedef seçtiğiniz / seçeceğiniz satış kitlenizi belirleyin. Malınızı tüketiciye nasıl ulaştıracaksınız ve firmanızın türü ne olacak bu konuda bilgi verin. Örneğin; şirketiniz şahsınıza ait mi yoksa ortaklı bir şirket mi bunu belirtin. Ürettiğiniz ürünün özellikleri nelerdir, ürününüzü tercih edilebilir yapan en önemli özellik nedir? Bunları belirtin. Piyasa analizi yapın. Ürününüzü pazara sunduğunuzda başarı elde edebilmeniz için piyasayı özellikle kendi piyasanızı çok iyi biliyor olmanız gerekir. Bunun için müşteri profilini belirleyip inceledikten sonra müşterinin bir ürün alacaksa neden sizin ürünü tercih edeceğini, elindeki nakit parayı veya diğer türlü birikimi neden sizin ürününüzü alarak değerlendirme yoluna gideceğini araştırmayı ihmal etmemelisiniz. Piyasadaki diğer üreticileri de iyi analiz etmelisiniz. Buraya kadar yaptığınız çalışmalardan sonra, piyasayı sizinle paylaşan rakiplerinizi tanımalısınız. Piyasaya sürdükleri ürünlerini nasıl ürettiklerini veya nasıl tedarik ettiklerini, satış paylarını, başarılı veya başarısız oldukları konuları araştırmalı, rakiplerinizle ilgili detaylı ve yararlı bilgiler toplamalısınız. Ürünün geliştirilmesi için; işinizin konusu olan ürününüzü ne şekilde ortaya koyacaksınız? Ürününüzün niteliği ne olacak? Hizmet mi üretiyorsunuz yoksa maddesel ve elle tutulup gözle görülen bir ürün mü tasarlıyorsunuz? Lojistik aşaması nasıl olacak? Üretim, ambalajlama, satış ve pazarlama, dağıtım nasıl olacak? İnsan gücüne ihtiyacınız olacak mı? Bu ve buna benzer tüm sorulara cevap vermelisiniz. Tüm bu sorular ve cevapları proje aşamasında yer almalı. Yönetim şeması oluşturmalısınız. Firmada görev yapacak kişileri tek tek belirleyip hiyerarşik bir düzen içinde hangi işlerden hangi pozisyonun sorumlu olacağını belirlemelisiniz. İşinizi kurduğunuz ilk yıl boyunca düzenli olarak her ay, ikinci yıl içinde üç ayda bir defa, üçüncü yıldan itibaren yılda iki defa yani altı ayda bir defa bu planları düzenli olarak gözden geçirmeli, eksiklik varsa gidermeli, aksayan yönleri varsa çözüm bulmalısınız.

–         Banka hesabı edinin. İşe başlamadan önce size her aşamada destek olabilecek bir banka seçerek o bankada ticari bir hesap açtırın, kullanmak istediğiniz krediler için bankalardan bilgi toplayın. Ödeme planlarınıza ve kullanımınıza en uygun bankayı seçin.

–         Web sitesi oluşturun. Günümüzün olmazsa olmazlarından olan web siteleri internet kullanımının yaygınlaşması ile daha çok önem kazandı. Yapacağınız işle ilgili olarak mutlaka bir internet sayfanızın olması gerekiyor. İnternet sayfanız ne kadar iyi tasarlanmış olursa ve ürün tanıtımı ne kadar iyi yapılırsa, görsel öğelerle site zenginleştirilirse siz ve ürününüz de o oranda fazla tanınırsınız. Web sitenizin tasarımı ile kendiniz ilgilenebileceğiniz gibi profesyonel bir firmadan da yardım alabilir veya hazır yapılmış, kullanıma açılmayı bekleyen bir site de satın alabilirsiniz.

–         Amacınıza hizmet edecek bir iş yeri bulun. Öncelikle tam olarak nasıl bir iş yerine ihtiyacınız olduğuna karar verin. Kendinize ait olan ve hala kullanmakta olduğunuz bir dairenin kullanılmayan bir odası, kullanılmayan bir garaj veya depo gibi bir yer sizin için yeterli mi yoksa iş görüşmeleri gerçekleştirebileceğiniz bir ofis ya da depo tarzında bir yere mi ihtiyacınız var? Amacınıza en uygun yeri bulmak için sizinle benzer işi yapan firmalara göz atmanız, çevrenizden fikir almanız hatta internette arama motorlarında araştırma yapmanız gerekebilir.

Bütün hazırlık sürecini tamamladıktan sonra uygulayacağınız üç adımda ürününüzü piyasaya sürebilirsiniz.

  1. Üretim aşaması: Üretmeyi planladığınız ürün için maliyet giderlerini ayarladıktan sonra gerekli malzemeleri temin edin. Özel bir uzmanlık gerektiren bir ürün ise ilgili uzmanlarla birlikte üretime başlayın, testleri yapın, malzeme stoklayın, deneme üretimlerinden sonra ürünün istediğiniz formunu ürettiğiniz anda ürününüzün fiyatını tespit ederek satışa sunun.
  2. Satış ve lojistik planlaması: Satabileceğiniz kesin miktarlar belirlediyseniz veya bununla ilgili ticari sözleşmeler yapıp bağlantılar kurduysanız öncelikle ürününüzü oralara yönlendirmelisiniz. Reklam vermeyi planladıysanız ki planlamalısınız mutlaka hem görsel hem basılı öğelerden oluşan reklam tanıtımları yapmalısınız. Mağazada satış yapacaksanız gerekli raf düzenlerini organize etmelisiniz. İnternet satışı hedeflediyseniz daha önceden internet sayfanızı oluşturmuş olmalısınız. Ürününüzü müşterilerin ihtiyaçlarına göre oluşturmalı ve piyasada halihazırda bulunanlarla görüşmelisiniz. Sosyal medyayı mutlaka yakından takip etmeli ve sosyal medyanın daha geniş bir tanıtım ağı için çok etkili bir araç olduğunu göz ardı etmemelisiniz.
  3. Ürününüzü artık tüketiciye sunabilirsiniz. Tüm çalışmalarınızın sonunda ürününüz piyasada satılmaya ve tüketicinin beğenisine sunulmaya hazır duruma geldi. Artık yapmanız gereken tek şey; etkin bir şekilde tanıtım ve reklam yapmak. Bunun için internet, basın – yayına bilgi verebilir, twitter, facebook gibi sosyal paylaşım sitelerini aktif bir şekilde kullanabilirsiniz. Artık siz, bir iş sahibi ve bir girişimcisiniz. Ve bu aşamadan sonra yapmanız gereken şey; tüm dünyanın sizi tanımasına izin vermek.

İşinizi kolaylaştıracak dipnotlar;

–         İnternet ağı yaygınlaştıkça internet üzerinden çalışmak hem işleri kolaylaştırdı hem de daha az maliyet gerektirdiği için finansman giderlerini en aza indirdi.

–         İnternet ortamında halihazırda mevcut olan Gittigidiyor, Ebay, Hepsiburada, Sanalmarket, İndirdik gibi alışveriş siteleri üzerinden de satış yapabilirsiniz.

–         Direk satışı hedefliyorsanız mağazada perakende satış ta organize edebilirsiniz.

–         İşinizin niteliği gereği veya finansal açıdan katkı sağlaması nedeniyle bayilik sistemi kurmak iyi sonuç verebilir.

–         Doğrudan satış yapan firmalar, geleneksel satış yöntemini kullanan firmalara göre daha az giderle işe başlıyorlar ve piyasaya yayılarak tanınmaları daha kolay oluyor.

–         Ürünlerinizin direk satış ve pazarlamasını yapacak bir aracı şirket bulursanız o şirketten hem satış desteği hem de uygulama deneyimi elde edebilirsiniz. Yanınızda her zaman güven duyabileceğiniz ve fikir danışabileceğiniz birilerinin olması son derece faydalı olur.

–         Gelişim ve değişime açık olun. Fikir veren kimseler, arkadaşlarınız, konunuzla ilgili organizasyonlar, sosyal forumlarla iç içe olun. En kolay iş, insanın kendi işini yapmasıdır.

–         Her zaman müşteri odaklı olun. Müşterilerinizin öneri ve görüşlerini her zaman dikkate alın ve potansiyel müşterileri dikkatinizden kaçırmayın. Öyle bir imaj oluşturun ki tüketiciler ürüne ihtiyaç duyduklarında akıllarına gelen ilk tedarikçi siz olun.

Günümüzün Parlak Meslekleri, Yıldızı Parlayan Meslekler

Çağın gelişmesi ve teknolojik donanımlarının da artması ile farklı meslek gurupları türemiştir. Türkiye özellikle gerek kendi vatandaşı olsun gerek yabancı yatırımcılar olsun iş bulma çabasında olduğu bir yer haline gelmiştir. Önde gelen meslek gurupları arasında şirketlerin olmazsa olması insan kaynakları gelmektedir. Şirketlerin temel yapısını oluşturan bu meslek gurupları en gözde mesleklerden birisidir. Azerbaycan, Kazakistan, Rusya, Güney Afrika, Amerika, Sudan ve bazı Avrupa ülkelerinde yönetici pozisyonlarında görev yapan Türk yöneticilerin Tekrardan Türkiye’ ye dönme talepleri doğmuş ve iş alternatifleri araştırmasında olması dikkat çekmiştir. Buda ilerleyen zamanlarda Türk yöneticileri büyük bir rekabet içerisinde olacağını belirtir. Bir diğer husus ise Ortadoğu ve Balkanlar gibi ülkelerde Türk yöneticilerin iş imkânlarını değerlendirilmesi bekleniyor. 2013 yılının gözde sektörleri arasındaysa enformasyon, mobil teknik bilgi uzmanlık alanları ve internet en başta gelenleridir. Buna ek olarak internetten pazarlama, e-ticaret yazılımı,  sosyal mecra, mobil uygulama yazılımı ve girişimciliği yaygın ve popülaritesi yüksek meslekler ve iş alanları arasında olacaktır. Enerji danışmanlığı, çevresel etki değerleme uzmanlığı, iş geliştirme uzmanları dünya çapında en aranan meslek gurupları olarak biliniyor. Ekonomistlik, girişimcilik, çeşitli fon yöneticilikleri de yaygınlaşmaya başlamış ve çeşitli alanlarda girişim uzmanları aranan kişiler olmuşlardır. Son yıllarda ise en çok aranan iş pozisyonları ise en başta, satış temsilciliği gelmektedir. Çok yönlü bir iş dalı olduğu için her sektörde eleman ihtiyacı çok olmaktadır. Firmalar bu alanda oldukça fazla eleman ihtiyacı yaşamaktadırlar. İnşaat mühendisleri de arananlar listesindedir. Muhasebe elemanlığı ise eskide olduğu gibi yine aranan pozisyonlar arasında gelmektedir. Sekreter ve yönetici asistanlığı ise bir diğer aranan pozisyonlar arasındadır. İnternet sitelerinde ve elaman aranan gazete sayfalarında en çok yayın verilen pozisyonlar ise sağlık, tıp alanları, üretim ve imalat bölümleri, turizm ve otelcilik alanları, perakendecilik ve toptancılıktır.  2013 yılı istihdam ve ekonomik gelişme yönünden dikkat edilmesi gereken bir yıl olacaktır. Avrupa ülkelerindeki durgunluk Türkiye ’yede etki edebilir ama işsizlik oranlarında herhangi bir gerileme olacağı ihtimaller arasında değil. Günümüzde internet sektörünün de gelişmesi birçok iş potansiyelini de geliştirmiştir. Bazı firmalar iş imkânlarını online dünyaya taşımakta ve bu sayede de birçok iş alanı doğmaktadır. Örnek olarak dijital halkla ilişkiler uzmanlığı, sosyal medya editörü ve sosyal medya takip uzmanları gibi farklı farklı meslek bölümleri türemektedir. İçerik geliştirme ve yönetme, reklam, ilan satış, online grup yöneticiliği gibi iş alanları gelişmiştir.  2013 yılı ise özellikle hızlı tüketim malları, perakende, bankacılık, enerji, yan sanayi, enerji dağıtım, sigortacılık ve Telekom firmaları için oldukça yönlü ve aktif olacağı bir yıl olacaktır. Danışmanlık, müşavirlik, müsteşarlık sektöründeki hareketliliğin geçtiğimiz yıllardaki gibi süreceği düşünülüyor. Şirketler büyümelerini destekleyecek ve kar oranlarını yükseltecek çalışmalar içerisinde olacaktır. Yurt dışında kurulmuş veya ağını yurt dışında geliştiren Türk şirketlerinin yurtdışında satın alımlar veya yeni yatırımlar yaparak kendilerini genişlemeye başlaması ile hem yurtiçindeki hem de yurtdışındaki şirketlerin başında görevlendirmek için lojistik açıdan deneyimli, bilgili ve gelişim yönünden açık ve bu tarz şirket tecrübesine sahip yöneticilere ihtiyaç duymaktadırlar. Bilhassa yurtdışında görev almak isteyen Türk yöneticiler için öne çıkan iş alanları arasında Çin, Rusya, Kazakistan, Hindistan, Azerbaycan, Malezya, Irak, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ülkeleri gelmektedir. Yurt içinde istihdam sağlayabilmek için başvurulabilecek şehirlerarasında İstanbul, Kocaeli, Ankara, Gaziantep, İzmir, Adana, Mersin, Antalya, Manisa, Bursa başlıcalarıdır. Öneli olan iş potansiyelinizin olması ve iş başlangıcındaki alışım sürenizi en aza indirmeli ve hızlı davranmalıdır. Kendinden emin, başarı ve algı kapasitesi yüksek kişiler genellikle yöneticiler tarafından tercih edilmektedir. Kadınlara yönelik iş alımlarının artası ve verilen destekler ile kadınlara yönelik iş alanları çoğalmaktadır. Her zamanki gibi Meslek Okulu ve lise mezunlarına yönelik zanaat tarzı mesleklere yönelik talep de devam edecektir. Yaşam şartlarında olmazsa olmaz meslek gurupları olan doktor, hukukçu, mühendislik gibi meslekler revaçta olacak. İşsizlik geçtiğimiz yıllara oranla büyük bir hızla azalmaktadır. Bu sayı 2023 yılında % 5 lere düşülmesi bekleniyor. İş ve işçi bulma kurumunun bu alanda çok yönlü çalışmaları vardır. Çeşitli meslek kursları ile binlerce kişi meslek sahibi edinildi ve binlerce kişi bu meslek guruplarında iş olanağı sağlandı. Ayrıca madencilik ve endüstriyel sektörler ön plana çıkacak. İlerleyen dönemlerde bankaların yerini finansı grupları alacak ve bu alanda büyük yenilikler başlatılacaktır. E-business yani internetten iş ortaklıkları yürüten sektörde büyüme devam edecek. Şirketlerde ise artık risk yönetimi anında sorumlu başkan CRO chirisk officer yeni mesleklerden biri olacak. Ar-ge çalışmaları olarak yürütülen buluşlar, icatlar Türkiye’ ye yapılan yatırımları canlandıracak. Bunların dışında Ortadoğu, Balkanlar, Rusya gibi ülkelerde Türk yöneticilerin sayısı giderek artıyor ve Türkiye’ye Sudan, Azerbaycan, Güney Afrika, Kazakistan ve Rusya gibi ülkelerden iş imkânları arayan yöneticilerin başvuruda bulundukları biliniyor. Genellikle de meslekte genç, dinamik ve donanımlı yönetici adayları tercih ediliyor. Ayrıca halka açık şirket guruplarında bağımsız olarak çalışabilecek yönetim kurulu adaylarına ihtiyaç duyulacaktır. Şirketler içinde verimliliği artırmak ve iş potansiyelini arttırmak için kişisel gelişim eğitimleri ve özellikle yöneticilere birebir koçluk ve sosyal, psikolojik terapiler ve bu alanda iş imkânı bulabilecek adaylar aranacaktır. İş alımları bakımından ise en çok iş alım yapacak sektörlerse emlak, inşaat, gayrimenkul yatırım geliştirme alanlarında olması bekleniyor. Gayrimenkul ortaklıkları, bilişim, Telekom, hızlı tüketim malları, internet, sosyal medya, e-ticaret, sağlık, enerji, denizcilik, maden, iletişim, , finans ve bankacılık sektörleri iş alımlarına her zaman açıktırlar. Lojistik, telekomünikasyon, mağazacılık ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren şirketler de iş alımını oldukça gündemde tutacak sektörler arasındadır Ayrıca çeşitli ülkelerden fon şirketleri de Türkiye’ye gelmeye başladı. Türk yatırımcıların projeleri için üst kademede yöneticilik yapabilecek yönetici transferleri gerçekleşecektir. Bilhassa Dubai, Kazakistan, , Katar, Rusya, Hindistan, Irak, Çin, Sudan ve Mısır gibi ülkelerde çeşitli pozisyonlar için Türk yöneticilere ihtiyaç duyulmaktadır. 2013 yılının en köklü değişimi ise esnek çalışma sistemlerini uygulayan firma sayısının artacağıdır. Uzun zamandır gündemde yer alan performansa bağlı primler etkili bir motivasyon sebebi olacaktır. Türkiye’de hemen hemen her kentte olan kentsel dönüşüm ve altyapı çalışmaları mühendis talebini artırabilir.  Bundan dolayı emlak piyasasında canlanabilir. İnternet ağının ve E-ticaret pazarının gelişmesi nedeniyle Online hizmet veren şirketlerin giderek arttığı bilinmektedir. Bu sektöre ilişkin web tasarım uzmanları, mobil yazılım uzmanı, dijital pazarlama uzmanı, e- ticaret uzmanı, Google Adwords uzmanı, e-pazarlama uzmanı, SEO uzmanı, sosyal medya uzmanı gibi pozisyonlara talep giderek artıyor. Bu tarz sosyal alanlardaki meslek guruplarına çeşitli pozisyonlarda eleman ihtiyacı duyulacaktır. Bilgi teknolojileri, perakende, sigortacılık telekomünikasyon ve enerji sektörleri yeni iş alanlarına ve iş alımlarına açık sektörlerin başında yer alacaktır. İlerleyen teknoloji ve gelişen iş istihdamları ile birçok sektör iş alımına açık olacaktır.
.

Online Diksiyon ve Hitabet Dersleri

Topluluk önünde rahat konuşamayanlardan mısınız? Ya da kelimeleri ahenkli bir şekilde bir araya getiremeyenlerden mi? Güzel ve etkili konuşamamak iş hayatınızı, sosyal hayatınızı, okul hayatınızı hatta özel hayatınızı olumsuz mu etkiliyor? Artık üzülmeyin! Güzel ve etkili konuşmayı, doğru yerde doğru ses tonu ve doğru ifadeleri kullanmayı öğrenebileceksiniz. Peki diksiyon nedir? Diksiyon; konuşurken duygu ve düşüncelerimizi doğru, üslubuna uygun olarak anlatmak için sesin ahengini, sözcüğün söylenişini, jest, mimik ve alınacak tavırları yerinde, zamanında ve dozunda kullanma sanatıdır. Ağız içinden konuşmak, konuşurken aaa, eee, iiii gibi gereksiz sesler çıkarmak, sözcükleri gerekli vurgu ve tonlamayla gerektiği gibi söyleyememek, söyleyiş bozuklukları gibi unsurlar insanlarla etkili ve sağlıklı iletişim kurmamızı engeller. Bu aksaklıkların düzeltilmesi hem kişinin kendisine güvenmesini hem de doğru ve etkili bir iletişim kurabilmesini sağlayacaktır. Diksiyon ve hitabet dersleri; konuşma korkusunu yenebilme, akıcı konuşabilme, heyecanı kontrol edebilme, etkileyici bir ses tonuna sahip olabilme, konuşma dili ile yazı dili arasındaki farkı anlayabilme, etkili konuşma planı yapabilme özelliklerini kişiye kazandırır. İster ev hanımı olun, ister öğrenci, ister esnaf.. Doğru ve etkili iletişim kurabilmek, kendinizi ifade edebilmek, iletişim kurduğunuz kişiler tarafından dinlenebilmek için diksiyon kurallarını bilmeniz gerekir. Türkiye’ nin neresinde olursanız olun artık diksiyon ve hitabet sorununuz kalmayacak. Online diksiyon ve hitabet dersi ile yer, zaman ve ulaşım sorunu ortadan kalkıyor. Oturduğunuz yerden etkili ve güzel konuşmayı öğrenebileceksiniz. 10 saatlik diksiyon ve hitabet ders programı size diksiyon ve hitabetin temel kurallarını öğretecek. Yapmanız gereken tek şey; aşağıdaki e-posta adresiyle iletişime geçerek bilgi almak ve hemen derslere başlamak.

Detaylı bilgi ve ücret hakkında görüşmek için;

mavi_gokyuzu_1985@hotmail.com