Ersağ ile para kazanmaya başlayın

Ersağ

Ersağ üye ol, kazançlı çık sloganıyla yola çıkan ERSAĞ Orgazinzasyon Temizlik ve Kozmetik Ürünleri Paz. San ve Tic. LTd. Şti, Denizli Ticaret Odasına bağlı bir şirket olup, network marketing sistem sayesinde üyelerine de kazandırmayı amaç edinen, bunun yanında temizlik ürünlerinin çoğunda bulunan, doğaya zarar veren ve doğadan yok olmayan zararlı kimyasallardan olan fosfattan insanları kurtararak, insanların doğal ürünler kullanmasını sağlamayı misyon edinmiş, %100 yerli malı üreten ve dünya çapında tanınmş bir dünya markası olmayı vizyon edinen bir şirkettir.
Üyelerden hiçbir şekilde ersağ üye aidatı veya başka bir ad altında hiçbir üyelik ücreti alınmamaktadır.
Ersağ, kurulduğu zamandan bu yana ürünlerde doğal malzemeler kullanmaya dikkat eden çevre dostu bir limited şirkettir. 2006 yılında Denizli’de kurulmuş olan tamamen yerli bir kuruluştur. Ersağ firmanın bütün kazançları ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır. Temizlik malzemeleri, kozmetik ürünleri, gıda takviyesi, tekstil ürünleri gibi birçok alanda ürün üretilmektedir. Üretilen malzemelerin ham maddesi Ritha bitkisinden elde edilmektedir. Ersağ ürünleri, Sağlık Bakanlığı’nın %100 doğallık ürünlerinden geçmiş, hepsi onaylı ve kalite sertifikasına sahiptir.
Ersağ ürünlerinin içerisinde Fosfat bulunmamaktadır. Ürün içerikleri bitkisel yağlardan, özlerden elde edildiğinden doğallığından ve kimyasal içermediğinden emin olabilirsiniz. Konsantre olarak hazırlanan ürünlerin kullanım ömrü diğer markaların ürünlerine göre daha uzun sürelidir.
Ersağ ürünlerini internet üzerinden üye olarak sipariş verebilirsiniz. Siparişlerde 4 ayrı ödeme seçeneği sunulmaktadır. Size uygun olan bir seçenek ile ödemenizi yapabilir, belirli bir ücretin üzerinde alışveriş yaptığınızda ücretsiz kargo fırsatından yararlanabilirsiniz. Aldığınız ürünlerde teslim tarihinden 7 gün içerisinde hiçbir gerekçe göstermeden cayma, iade etme hakkına sahipsiniz. İnternet sitemizden almak istediğiniz ürünlerin içeriğine dair bilgileri inceleyerek detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Ev Hanımlarına Kolay İş Fikirleri ve Girişimler

Kadınlara Girişim Önerileri

Kadın girişimciliği ekonomik kalkınma için yaşamsal öneme sahip. Ev kadınlarının emeğini ekonomiye kazandıracak girişimlere büyük ihtiyaç var. Uygulanması kolay, basit, ev içinde yapılabilecek girişimler, aile ekonomisine katkı sağlamanın ötesinde, daha büyük girişimciliğe kapı açabilir.

GİRİŞİMCİ kadın kimliğinin oluşmasında en büyük reform 1940’lı yıllarda ‘Kız Enstitüleri’nin kurulmasıyla gerçekleşti. Modern zamanların başlangıcından itibaren değişen yaşam stili, giyim ve el sanatlarında kadın girişimcilere yeni fırsatlar doğurdu. Denilebilir ki, bugünün Türkiye’sinde dev tekstil sektörünün ilk başlangıç adımı kız enstitülerinden yetişenler tarafından atıldı. Üstelik ‘Kız Enstitüleri’ aynı zamanda kadının aktif iş yaşamında önemli roller üstlenmesini sağladı.

 

 

İkinci Dünya Savaşı’nın karmaşasında 1945 yılında kurulan ‘Kız Enstitüleri’nin iki temel amacı vardı: İlki, çağdaş kişiliği olan ev kadınları yetiştirmek; İkincisi ise, ev kadınının yaşam mücadelesinde kendine yeter işlerinin olmasını sağlamak.

Türkiye’de 1940’lı yılların ortalarında yetişkin toplam kadın nüfusunun yüzde 92’si okuma yazma bilmiyordu. Cumhuriyetin olgunlaşmasıyla birlikte kadın kimliği hızla değişti, çok partili döneme geçildiğinde ilk kadın girişimciler ortaya çıktı. Üstelik ‘Kız Enstitüleri’ kadınlarımıza meslek kazandırmakla kalmadı, onları çağdaş kültür değerleriyle lise ve üstü öğrenim düzeyinde yetiştirdi.

Sonraki bir üst aşamada kurulan ‘Olgunlaşma Enstitüleri’ ise Türkiye’nin estetik kültürüne büyük katkılar sağladı. Öyle ki, bu duruma gelinmesinde zamanında yurt dışından getirilen hocaların büyük katkısı oldu.

Zamanın en parlak terzileri Anadolu’nun her yerinden birer girişimci olarak yine kadınlar arasından çıktı. Anadolu kent ve kasabalarında ‘ondüleci’ olarak anılan ilk kadın kuaförlerinin çoğu da yine kadınlar tarafından kurulmuştu.

EV KADINLARI DA PARA KAZANIR

Şimdi devir değişti; daha pratik, daha kolay ve zamanı yaşamayı seven toplulukların sosyal profiline uygun basit işler ön plana çıktı. Bu süreçte 60’lı yıllardan itibaren etkisini hissettiren ‘pop-kültür’ akımının büyük etkisi var.

Ülkemizde toplam işgücü içinde kadının payı halen çok düşük. Oysa modern toplumlarda kadın erkek eşitliği ilkesinden hareketle kadınlar en yüksek düzeyde girişimlerde bulunuyor, şirket kurup şirket yönetiyor. Bu süreç kısmen bizde görülse de kadın girişimcilerin sayısı hala erkeklerin beşte birine dahi erişmiş değil.

Ferahlatan konu ise profesyonel kadın yönetici ve çalışan sayısındaki artış… Fakat bugün ülkemizde hala arka planda kalan, evinde oturan ve ekonomide rol almayan çok sayıda ev kadını var. Oysa basit sayılabilecek girişimlerle bu potansiyel harekete geçirilebilir, ev kadınları birçok alanda kendi evlerinde iş yaparak para kazanabilir. Nitekim gelişmiş batı toplumlarında bugün ev kadınları basit serbest girişimlerin en önemli figürlerinden biri.

Hayat müşterektir ve kadın evinde otursa bile aile bütçesine katkı sunmak zorundadır. Bu ilkeden hareketle kırsal ya da kentsel yerleşim ayırımı yapmadan ev kadınlarımıza daha başka ve daha yapılabilir önerilerde bulunmayı amaçladık. Bu çalışmayı yaparken aynı mantıkla Amerika’da ev kadınlarını girişimci olmaya yönlendiren ‘Priscilla Y. Hoffun eserlerinden de yararlandık. Her ne kadar bunların önemli bir bölümü kendi toplum yapımıza uymasa da oldukça esinlendiğimiz bölümleri oldu.

“KADINSI” GİRİŞİMLER

Ev kadınlarının yapacağı işleri girişimci gözünden değerlendirip birçok esere imza atan ‘Priscilla Y. Huffa göre, bugün Amerika’da 4.3 milyon ev kadını işini kendi evinde kurarak patron olmuş durumda.

Çocuğunu iyi yetiştirmeyi ihmal etmeyenler çoğunlukta;

18.5 milyon ev kadını kendi evindeki düzenini bozmadan yine evinde yarı zamanlı çalışarak girişimci olmaya çalışıyor. Ev kadınlarının yarattığı yeni iş kolları genellikle sosyal nitelikte, çoğu internet tabanlı ve oldukça da ilginç; çoğunun internette sitesi, dergisi, hatta gazetesi var.

Daha önce de kısaca bahsettik; kadın girişim yazarlarını bu sürede teşvike özendiren ünlü yazar ‘Alfred Kuehn’ olmuş. Bu ilginç adam Amerikan pazarlama tarihinin önemli isimlerinden biri. Zamanında yayımladığı eserlerle Amerikan usulü ev girişimciliğine ciddi katkılar sağlamış. ‘Harvard Business Review’da yayımlanan makalelerinde girişim projelerinin daima ‘kadınsı’ olmasına önem vermiş. Çünkü ona göre kadının düşünce tornasından çıkan işler modern zamanların girişim ikliminde prim yapıyor.

KÜLTÜRÜMÜZE UYGUN İŞLER

Biz burada daha çok kendi kültürümüze uygun basit, kolay işleri tercih ettik. Birkaç yıl önce yayınladığımız benzer işleri burada tekrar etmeyeceğiz. Onların içinde şimdi çok popüler olan, internet dünyasına taşman birçok girişim var. Önerilerimizi önemseyip bu girişimleri başarıya çeviren ev kadınlarını bir kez daha buradan kutluyoruz.

Aşağıda okuyacağınız başlıkları yine tümüyle hayal dünyanızı harekete geçirecek kurgulanması kolay işlerin bir bileşimi olarak sunuyoruz. Başlıktaki konuları aynen yapın demiyoruz; düşünen bireyler olarak buradan ilham alın, hayal edin ve geliştirip farklı iş yapın diyoruz. Çünkü zaman ucuz taklitlerin yok olduğu; farklı olan işlerin kabul gördüğü bir dönem. Biraz araştırma, biraz gayret sizi de küçük girişimcilerin sihirli dünyasına taşıyabilir.

Özelde aile bütçesi, genelde Türkiye ekonomisi için anlam taşıyan bu ilginç işlerle ilk girişim deneyiminizi -büyük risklere girmeden- yaşayabilirsiniz. Bunlar sadece ön adım olarak algılanmalı. Tecrübe kazandıkça işlerinizi gerçek üretim mekânlarına taşıyarak profesyonelleşme aşamasına geçebilirsiniz. Biz şimdiden yürekli ev kadınlarımıza kolay gelsin diyor, üstün başarılar diliyoruz. işte kolay önerilerden iş fikirleri .

Vejetaryen Restorantı Açma İş Fikri

vejeteryan-restorantı

Hayatınız boyunca hiç vejetaryen bir arkadaşınız oldu mu bilemiyoruz fakat şimdilerde vejetaryen restorantı açmak hem moda hem de çok kazançlı. Bildiğiniz üzere vejetaryen kimseler et yemezler. Ama vejetaryenlığın pek çok çeşidi var. Bazıları hiç et yemez, bazıları sadece beyaz et veya sadece balık yer. Bazıları sadece yumurta ve süt ürünleri yer. Bazıları da (en ağır grup) hiçbir hayvansal gıda tüketmezler. Bu son gruba vegan denir. Vejetaryen beslenen insanlar için sadece kendilerine hitap eden bir lokanta, cafe veya restoran bulmak oldukça zordur. Ama vejetaryen restoran açma fikri rekabet olmadığı ve çok iyi tutulacağı için oldukça karlı ve risksiz bir iştir. Vejeteryan restoranı açmak için öncelikle vejeteryanların sıklıkla yemeyi tercih ettikleri yiyecekleri araştırmanız gerekir. Menünüzü oluştururken geniş düşünmenizi ve profesyonel yardım almanızı tavsiye ederiz. Açacağınız restoranta sadece vejeteryanların geleceğini değil herkesin gelebileceğini varsaymalısınız. Zira ailecek çıkılacak bir akşam yemeğinde aile üyelerinden yalnızca birisi vejeteryan olabilir ve geri kalan aile bireyleri normal menü isteyebilir. Mekanı açacağınız lokasyonun temiz, ferah ve işlek olmasına dikkat edin. Mekanla ilgili tüm işlemleri tamamlayıp mekanı açtıktan sonra sıra geldi kendinizi tanıtmaya ve reklam yapmaya. Reklam verme işine, alternatif yaşam tarzına hitap eden ve mekanınızın seçtiği hedef kitleye seslenen dergilerle görüşerek başlayın. Sağlıklı ürünler satan, daha çok vejeteryanlara yönelik ürün satışı gerçekleştiren mekanlar ile işbirliği yapma yoluna giderek o mekanlara kendi reklam afişlerinizi asın. Restoranınızın açılışına gurme olarak adını duyurmuş kişileri ve tüm elit çevreyi davet etmeyi unutmayın. Mümkün olduğunca taze malzemeler kullanarak müşterilerinizin ilgisini çekin ve güvenini kazanın. Konseptinizi belirledikten sonra istikrarlı bir şekilde devam edin. Adınızı duyurduktan sonra girişimci adaylarının iştahını kabartan paralar kazanmanız söz konusu olacağı için mekanınızın açılacağı lokasyonu en başından iyi belirlemeniz gerekir. Şimdiden bu işe girişecek olan herkese başarılar ve bol kazançlar dileriz.

Erişte Kesen Robot Chef Cui

erişte-kesen-robot

Teknolojinin geldiği son noktalardan biri de robotların erişte kesmesi olarak karşımıza çıkıyor. Yanlış okumadınız. Çin’ de yeni icat edilen robotlar ev makarnası da kesiyor. Gıda sektöründe her geçen gün daha da otomatikleşen dünya sektörü insan emeğine duyulan ihtiyacı azaltmak ve daha seri üretim yapabilmek adına yeni buluşlara imza atıyor. Makarna kesen yeni robot Chef Cui son derece seri çalışarak kocaman erişte hamurunu mükemmel şeritler halinde standart biçimde kesiyor. Üstelik bunu çok kısa sürede ve hızlı bir şekilde yapıyor. Böyle yorucu ve son derece zahmetli bir işi pratik bir şekilde yapabilen ve mutfaklardaki yeni yardımcımız olabilecek potansiyele sahip olan Chef Cui’ nin ilk prototipi 2006 yılında üretilmişti. İlk ticari robotların piyasaya sürülmesi ise 2012 yılını buldu. Ve bu marifetli robottan yaklaşık 3000 adet satılmış. Bu marifetli yardımcının fiyatı ise ortalama 2000 Dolar olarak belirlenmiş. Ama 7/24 hizmetinizde. Hiç yorulmaz, hastalanmaz ve kapris yapmaz. Belki sizinle şakalaşmaz ama bu robotun harika işler çıkardığı bir gerçek. Ve henüz piyasada yeni yeni duyulan bu erişte kesen robot Chef Cui girişimcilerin ve restaurant sahiplerinin gözdesi haline gelmiş. Biz de buradan siz değerli okuyucularımıza, yeni işler yapmayı düşünen fakat ne yapacağına henüz karar verememiş olan girişimci arkadaşlara sesleniyoruz. Bu robot henüz Türkiye’ de yok. İlk olarak siz ithal ederseniz ve restaurant sahiplerine pazarlarsanız hoş olmaz mı? Bu sorunun cevabı galiba evet. O halde ne duruyorsunuz. Haydi kolları sıvayın. Tabi erişte kesmek için değil, erişte kesen robot ithal edip satmak için. Hepinize başarılar dileriz.

İkinci El Kıyafet Mağazası Açma İş Fikri

ikinci-el-kıyafet

Eski ve kullanılmış kıyafetler üzerinde düzenlemeler yaparak o kıyafetleri tekrar satma iş fikri özellikle modaya ilgi duyan kişiler için kulağa oldukça hoş gelmektedir. İkinci el kıyafet ve diğer kullanım eşyalarının piyasası güçlüdür. Son derece kötü giden bir ekonomik ortamda bile kar etmeniz kaçınılmazdır. İkinci el kıyafet satışı yapmak için izleyeceğiniz yol ise aşağıdaki gibidir.

–         Mağazanız için yer bulun. Kıyafetleri ister kendi mağazanızda satın isterseniz bir stand kiralayarak çeşitli çarşı ve bit pazarlarında satış yapın.

–         Kaliteli ve tekrar kullanılabilecek ikinci el kıyafetleri sürekli olarak nereden temin edeceğinize tespit edin. Konsinye olarak çalışmaya başlarsanız hem risk almamış olursunuz hem de satışını yapacağınız ürünlere para bağlamamış olursunuz. Çeşitli kermes veya e-ticaret sitelerinden de bu tip kıyafetlere ulaşabilirsiniz.

–         Hedef kitlenizi iyi belirleyin. Her çeşit kıyafet satabileceğiniz gibi sadece belli türler üzerine odaklanabilirsiniz. Çocuk ve bebek kıyafleri, erkek kıyafetleri, genç kıyafetleri veya kadınlar için abiye kıyafetler gibi çeşitli konseptler hazırlayabilirsiniz. Kıyafetler için tasarlanmış aksesuarlarda ürün yelpazenizde yer alabilir.

–         Bulunduğunuz yerdeki belediyeye giderek satış yapabilmek için gerekli olan belgeleri temin edebilir ve çeşitli izinleri alabilirsiniz. Başarılı ve sorunsuz bir işletme için resmi prosedörleri en baaştan halletmenizde fayda vardır.

–         İkinci el kıyafet işletmenizi nasıl kuracağınızı ve işleteceğinizi detaylı olarak araştırın. Hedeflerinizi iyi belirleyin zira daha sonra değişiklik yapmak hem pek doğru olmaz hem de sanıldığı kadar kolay olmaz.

–         İşletmeniz için çeşitli ekipmanları temin edin. Çeşitli raflar, elbise askıları, ürün teşhir stantları, cansız mankenler, kıyafet deneme kabinleri, yazar kasa, kredi kartı ve banka kaartları için pos cihazı, etiketleme yapmak için sürsaj makinesi gibi ekipmanlar ilk anda işletmeniz için gerekli olan ekipmanlardır.

–         İşletmenizi gelen müşterilere rahat hissettirecek tarzda dizayn ederseniz müşterileriniz sizi ve mağazanızı daha samimi bulacaklardır. Ayrıca dükkanınızın ilgi çekmesini istiyorsanız etkileyici bir vitrine sahip olmalısınız. Bu konuda fikir sahibi olmak için çeşitli mağazaları gezerek vitrin hakkında bilgi sahibi olabilir ve internetten araştırmalar yaparak kafanızda kendinize has bir vitrin tasarlayabilirsiniz.

–         Hedef kitlenize ulaşabilecek şekilde reklamlar yapın. El ilanları, radyo ve yerel gazete ilanları, afişler gibi reklam araçları sizin daha geniş kitlelere ulaşabilmenizi sağlayacaktır. Ayrıca defile, yardım etkinlikleri, açılış partileri ve buna benzer organizasyonlar düzenleyerek çevrenizdeki insanların dikkatini çekebilir hatta işletmenizle ilgili bir kamuoyu oluşturabilirsiniz.

–         Taksit ve kampanyalar düzenleyin. Fakat iade politikası ve alışveriş koşulları hakkında net ifadeler kullanın. Daha sonra problem yaşamamak için koşulları önceden belirtmekte fayda vardır.

Öncelikli olarak bu sırayı takip ederseniz ve sermayenizi fazla zorlamadan, ilk anda fazla açılmadan bu işe girişirseniz başarılı olmamanız için hiçbir neden yok. Hepinize şimdiden bol kazançlar ve başarılar dileriz. Ayrıca siz değerli okuyucularımız aklınıza gelen yeni ve ilginç iş fikirleri olursa lütfen bizimle paylaşmaktan çekinmeyin. Yapmayı planladığınız iş alanında ortaklara veya değişik fikirlere ihtiyacınız var ise bu platformda öneri ve görüşlerinizi paylaşarak fikir alışverişinde bulunabilirsiniz.

Meyve Granülü Üretimi İş Fikri

meyve-granülü-üretimi

Para kazanabileceğiniz güzel bir uğraş meyve granülleri yapmaktır. Batıda ‘fruit powder’ yani meyve tozu anlamına gelen meyve granülleri para kazanmak için yapacağınız zevkli bir iş. Meyve ya da sebze granüllerinin en büyük özelliği niteliklerini yitirmeden uzunca bir müddet saklanabilmeleri ve bu özellik gıda sektöründe ayrıcalıklı bir konuma sahip olmalarını sağlıyorlar. Ayrıca bu granüller yer işgal etmiyor ve her zaman rahatça ulaşılabiliyorlar.

Meyve Granülleri yapmak çok da zor değil zira meyve granülleri bildiğimiz ve yaptığımız meyve konsantresinin toz haline getirilmiş şekli. Bu süreç meyve suyu üretimiyle başlıyor meyve suyunun derişikleştirilmesiyle devam ediyor. Sonuçta ürün toz yani pudra halinde değil, kristalize olmuş küçük granüller haline getiriliyor. Bu haliyle uzun süre dayanma özelliğine kavuşan meyve granülü, atmosfer koşullarında uzunca bir müddet bozulmadan kendini koruyabiliyor.

Yapımından sonra bir diğer değinilmesi gereken konu ise kullanım alanları. Özellikle pastacılık, bisküvi ve restoran sektöründe aranan meyve granülleri, salça, reçel, ketçap gibi bazı yiyecekleri yapmak için de takviye olarak kullanılabiliyor. Ayrıca içecek sektöründe taze meyve sularının tat ve rengini iyi biçimde hedef ürüne taşırken lezzet ve renk kattığından kullanılan meyve granüllerini de yaparsanız satabileceğiniz bir sürü alan mevcut.

Bu alana başlamaya karar verdiyseniz, öncelikle bilmelisiniz ki bu iş evden yapılabilecek tarzda bir iş değil. Çözünürlük özelliği yüksek, sektörde kullanılabilir meyve sebze granülleri elde etmek için büyük bir yatırım getiriyor ancak bu alanda hemen hemen bir işletme yok denecek kadar az olduğu için yatırımınızı kara dönüştürmek fazla vaktinizi almayacaktır.  Gelelim ne kadar büyük bir sermayenin gerektiğine. Kurulacak işletme büyüklüğü 1 ton/gün ile 200 ton/gün arasında olabilir. Liyofilizasyon hariç, sprey ünitelerinde sıkım ve konsantarasyon hatlarını Türkiye’de imal etmek mümkün. Bu üründe önemli bir ihraç kalemi olan meyve ve ya sebze granülleri, dayanıklılığı ve yer kaplamamaları sayesinde Kızılay, Kızılhaç gibi önemli insani yardım kuruluşlarının da ciddi miktarda alım yaptığı kollarından birini oluşturuyor bu da ürünlerinizi ne kadar geniş alana yayabileceğinizin bir göstergesi. Yeni bir iş kolu olarak bu fikri değerlendirmenizde fayda olduğunu düşünüyoruz. Bol kazançlar dileriz.

Organik Un Üreticiliği

organik-un-üretimi

Gelişen ve değişen dünyada hepimiz sağlığımıza daha önem verdiğimiz için bunca teknolojiye rağmen hayatımızı sadeleştirme çabası içindeyiz. Beslenmemizde bu sadeleştirme hareketinin içinde yer alıyor. Günümüzde pek çok gıdanın genetiği ile oynanıyor, tarım ilaçları ve çeşitli hormanlar önemsiz bir şeymiş gibi bol bol kullanılıyor. Özellikle marketlerden alınan gıdalara olan güven iyice azaldı. Bu nedenle insanlar tükettikleri gıdanın menşeini bilmek istiyorlar. Sağlığına önem veren kişiler hem kendini hem de etrafındaki kişileri korumak adına organik gıdalar tüketmeye dikkat ediyor. Durum böyle olunca doğal olan gıdalara dönme çabası yeni bir iş kolu meydana getirdi. Bu yeni iş kolu; ‘’organik gıda üretimi’’. Organik gıda yelpazesi ise oldukça geniş. Organik gıda listesine eklenen son şey organik un üreticiliği. Unun da organiği olurmuş mu demeyin. Üreticiler yapmış ve gayet de güzel olmuş. Önemli olan buğdayı sertifikalamak ve kirlenmemiş topraklarda sentetik gübre kullanmadan yetiştirmek. Çok verimli olmasa da oldukça sağlıklı olduğu su götürmez bir gerçek. Marketlerde yeni yeni gördüğümüz organik bulgurun kaynağı da bu organik sert durum buğdayları imiş. Tüketiciler organik buğdayın tadını daha fazla beğenmişler. Madem organik buğdaydan organik bulgur üretiliyorsa o halde sırada organik un ve organik imrik neden olmasın? Şimdiye kadar organik olan sert durum buğdaylarından makarna yapımında faydalanıldı. Organik nitelikli gıdalara olan talep her geçen gün çığ gibi büyürken organik unların da yoğun ilgi görmesi bekleniyor. İşte bu noktada girişimci adaylarının ellerini çabuk tutarak pazarı araştırıp organik un üretim işine girmeleri oldukça anlamlı gibi görünüyor. Organik undan yapılmış makarna ve irmikler ihracat aşamasında daha fazla talep görüyor. Çünkü dünyaca ünlü makarnaların üetimini yapan İtalya’ da bile halkın % 99’ u makarna ile beslendiği halde artık organik sert durum buğdayı üretilmiyor. Genel olarak dünyaya baktığımızda tarım konusunda aşırı teknoloji ve ilaç kullanımı olduğu göze çarpıyor. Oysa Anadolu’ nun en güzel yaylalarında hala organik buğday yetiştiriliyor. Bu organik buğdaydan yapılan organik bulgur, organik un ve organik imrik ise altın değerinde. Dünyaca ünlü pizzaların hamurları bile artık organik undan yapılıyor. O nedenle girişimcilerin bu konuya eğilmeleri ve geniş çaplı araştırmaları son derece yerinde olur. Organik gıdalar ve çeşitli girişimcilik deneyimleri ile ilgili fikirlerinizi aşağıda bulunan yorum bölümünde paylaşabilirsiniz. Görüş ve önerileriniz bizim için çok değerlidir. Sağlıklı ve bol kazançlı günler dileriz.

Kahve İmaj Değiştirdi; İşte Sprey Kahve

sprey-kahve

Her geçen gün yeni bir inovasyon örneği ile biraz daha zenginleşen yaşamımız çok değişik buluşlara sahne oluyor. ‘’Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var’’ sözünün hepimizin hayatında ayrı bir yeri vardır. Tasarımcı ve girişimci arkadaşlar bu sözden etkilenmiş olacaklar ki kahvenin sadece içmek için kullanılmaması gerektiğini düşünerek kahveyi bir şişeye koymuşlar ve ‘’sprey kahve’’ üretmişler. İlk anda bu fikir size ilginç gelebilir. Kırk yıllık kahveyi sprey şişesinde kullanmak özellikle kahve tiryakileri tarafından yadırganabilir. Peki bu fikir nereden çıkmış olabilir diye düşündünüz mü? En büyük sektörlerden biri olan kahve sektörü her türlü yeniliğe açık. Hepimiz biliyoruzki özellikle aromalı ve çeşitli tekniklerle üretilmiş olan kahveler alıp başını gitmiş durumda. Peki herkes kahve içmeyi bu denli seviyor mu? İşte sprey kahve üretilmesinin nedeni bu sorunun cevabında yatıyor. Kahve içmeyi sevmeyen ya da çeşitli nedenlerden dolayı kahve içemeyen kişilerin kafein gereksinimlerini karşılamak üzere cilt üzerine sıkılan ve deri tarafından hemen emilerek kafeinin size ulaşmasını sağlayan sprey kahvenin fiyatı 15 Dolar ve her bir sprey kutusunda kırk doz kahve bulunuyor. Kırk doz olması beklide kırk yıl hatırı olması sebebi iledir. Sprey kahve fiyatı ile on fincan kahve fiyatı aynı. Sprey kahve kokusuz ve renksiz bir forma sahip. Son derece pratik bir kullanımı olan bu sprey kahveyi boyun bölgenize sıkmanız yeterli oluyor. Kahvenin verdiği enerjiyi veren, üstelik bunu yaparken dişlerinizi sarartmayan ve midenizin de zarar görmesine engel olan sprey kahve en iyi inovasyon örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Henüz Türkiye’ de bulunmayan bu ürün karlı bir yatırım fırsatı olabilir. Cesur ve yenilikçi girişimci adayları sprey kahve iş modelini hayata geçirmeyi düşünebilirler. Bu konuda detaylı bilgi almak için aşağıda bulunan yorum bölümüne yazabilir, sorularınıza cevap bulabilirsiniz. Başarılar dileriz.

Yeni Bir İş Fikri; Tamtato Bitkisi Yetiştiriciliği

tamtato-bitki-üretimi

Tamtato nedir diye sizlere sorsam ne cevap verirsiniz? Hepinizin hafızasını yokladığını biliyoruz. O halde sizi daha fazla merakta bırakmadan hemen tamtatonun ne olduğunu söyleyelim. Tamtato bir bitki çeşididir. Hem de ilginç ve yeni bir bitki çeşididir. Şöyle ki; tamtato bitkisi aynı anda aynı kökten hem kiraz domates hem de bildiğimiz patates üretilmesine olanak sağlayan ve İngiltere’ de ortaya çıkan yeni ve ilginç bir bitkidir. Nasıl olur dediğinizi duyar gibiyiz. Evet yanlış okumadınız. Tamtato bitkisi hem beş yüz den fazla kiraz domates üretirken bir taraftan da beyaz patates üretiyor. Bitkilerin bir adedini 15 Pound’ a satan İngiliz bahçıvanlık firmasının yaptığı açıklamalara göre melez olan bu bitkinin genetiği sonradan değiştirilemiyor. Aşılama olarak bilinen özel bir teknikle üretilmiş olan bu melez bitki tamtato yer, zaman ve para kaybını önlüyor. İnsanların bir taşla iki kuş vurmasını sağlıyor. Çiftçi sadece domates yetiştirmek için harcadığı emek, zaman, tarım ilacı, gübre ve işçilik gibi maliyetli uğraşılar sonucu sadece domates yetiştirmekle kalmıyor tek seferde patatesde yetiştirmiş oluyor. Bu melez bitki sayesinde toplam maliyet oranı düşüyor. Çiftçi aynı harcamayı yaparak daha fazla kazanç elde ediyor. Hızla artan dünya nüfusu biz insanları hem tükenebilir kaynakların hızla erimesi sonucu hem de üretimin tüketimi karşılamaması ve kıtlıkların ortaya çıkması sonucu ile karşı karşıya bıraktı. Genetik mühendisleri, dünyayı ve insanlığı bekleyen çeşitli tehlikelere karşı yeni çözümler üretmeye çalışırken ortaya pek çok iş kolu ve değişik olaylarda çıktı. Daha az maliyet ve enerji harcayarak daha fazla üretim elde etmek üzere çeşitli çalışmalar yapan insanlar işte tamtato ve buna benzer sonuçlar elde edebiliyorlar. Peki bu yeniliğin bizi ilgilendiren yönü nedir? Hemen bahsedelim. Tamtato bitkisi yetiştiriciliği girişimci adayları için harika bir iş fikri olabilir. Bu işi yapabilecek olan, yeterli donanıma sahip ve tarıma ilgi duyan girişimci adayları hemen resmi prosedörler neyi gerektiriyorsa araştırmaya koyulmalı ve hemen yurtdışında bu bitkinin satışını yapan bahçıvanlık firması ile iletişime geçmelilerdir. Türkiye’ de henüz olmayan bu bitkiyi ilk defa siz getirerek hem kısa sürede ciddi bir kazanç elde edebilir hem de henüz yaygınlaşmadığı için pazarın kaymağını yiyebilirsiniz. Bu arada Tarım ve Gıda Bakanlığı’ na başvuruda bulunarak varsa destekleme primi alabilirsiniz. Hepinize bol şanslar ve hayırlı kazançlar dileriz.

Ahşap Tabela İş Fikri

ahşap-tabela-iş-fikri

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ nın girişimleri ile sokaklardaki görüntü kirliliğinin giderilmesi ve bütün olarak bir ahenk yakalanabilmesi için ortaya atılan yeni proje; Ahşap Tabela Projesi’ dir. Yani bundan sonra her esnaf kafasına göre tabela yapıp dükkanına asamayacak. En kısa sürede her cadde ve sokakta bulunan dükkanlara kullanabilecekleri bir tabela standartı getirilecek. 2014 yılından itibaren tüm dükkanlar bulundukları cadde veya semtin kriterlerine uygun tabela kullanmaya başlayacak. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar bu konu ile ilgili olarak cadde ve sokaklarda bulunan dükkanların tabelalarının belli bir standart ve görünümde olmadıkları için ciddi bir görüntü kirliliği oluşturduklarını ifade ediyor. Bakanlık olarak tabelalardan kaynaklanan görüntü kirliliğinin giderilmesi için düzenlemeler yapıldığını belirten Bakan Bayraktar, daha önce çanak antenler konusunda yapılan düzenlemenin tabelalar içinde yapılacağını ve gerekirse belediyeler aracılığı ile şartlı maddi yardım yapılabileceğini de ifade ediyor. Tabelasını değiştirmeyen, değiştirmekte geciken esnaflara bakanlık tarafından ceza da yazılabilir. Esnafların kullandıkları tabelaların bazısı alüminyum, kimi plastik, kimisi demir, kimi ışıklı kimi ışıksız, bazıları küçük, bazısı büyük, kimisi tahta, yazıları değişik, yani belli bir standart yok ve bu tabelaların oluşturduğu görüntü çok çirkin diyen Bakan Bayraktar ceza mekanizmasını çalıştırmayı istemediklerini ama gerekirse cezayı devreye sokacaklarını da sözlerine ekledi. Bu işin nasıl gerçekleştirileceği ile ilgili belediyelere hem maddi hem de teknik destek veriliyor. 2014 yılı itibariyle tamamlanması planlanan ahşap tabela projesi eskimeye yüz tutmuş bir meslek dalı olan ahşap mobilya mesleğini de tekrar canlandıracağa benziyor. Binlerce esnafın tabelasının ahşap tabelaya dönüştürüleceği düşünülürse binlerce insan bu işten ekmek yiyebilir. Dahice Fikirler olarak sizlere nacizane tavsiyemiz; eğer girişimci bir ruhunuz varsa, az çok ahşap, yontma, doğrama ve mobilya işlerinden anlıyorsanız böyle bir fırsatı kaçırmamanız ve hemen kolları sıvayarak ahşap tabela konusunda neler yapabileceğiniz ve nasıl para kazanabileceğiniz konusunu araştırmanız. Şimdiden hepinize başarılar ve bol kazançlar diliyoruz. Belediyeler kapsamında gündemde olan başka değişiklikler var ise ve bu değişiklikler arasında kazanç getirebilecek olan fikirleri aşağıda bulunan yorum bölümünde paylaşabilir, kendi becerilerinizi yazarak iş ilanları verebilirsiniz. Görüş ve önerileriniz bizim için son derece önemlidir.