Kestane üretiminin geliştirilmesi kapsamında, ağaçların iyileştirilmesi çalışmaları neticesinde kestane yetiştiricisi sayısı artarken, geçtiğimiz yıllarda 85 ton’ luk üretimden 50 bin tona düşen yıllık ürün miktarının da, Ekim Ayı’ nda başlanan ve geçtiğimiz günlerde tamamlanan ürün hasatı neticesine göre artarak 65 bin seviyesine çıkması bekleniyor. Ülkemizde kestan üretimi 1992 senesinde altın yılına ulaşmış ve 85 bin ton’ luk bir rekolte yakalanmıştı. Ancak bu rakam her sene biraz daha azalarak en nihayetinde 50 bin seviyesine kadar inmiştir. Yıllık üretimin bu derece düşmesine sebep olarak ‘’ kestane kanseri ‘’ olarak adlandırılan bir hastalık türü gösterilmektedir. Kestane üretimiyle ünlü olan Bursa’ da kestane ağaçları büyük zarar görmüştür.
Kestane üretiminin bu denli düşmesi, bazı sosyal girişimlercileri harekete geçirdi. Grup, devlet desteği ve üniversite işbirliğine başvurularak kestane üretimini canlandırma çalışmalarına hız verilmesini sağladı. Türkiye İstatistik Kurumu’ ndan alınan bilgilere göre 2011 yılında kestane üretimi yapılan alan 40 bin hektara ulaştı. Bu değer 2010 yılında 35 bin hektardı.
KESTANE EKİM SAHASI NASIL KURULUR?
Kestanenin verimli yetişmesi için sıcak ve ılıman iklim koşulları gerekmektedir. Yüksek nem ve güneş ışınları kestane bitkisi için çok önelidir. Ekimin yapıldığı toprağın cinsi de iyi bir verim almak için önem taşır. Öncelikle ekim yapılacak toprak hava geçirgen, gevşek ve derin olmalıdır. Kireçli toprağa sahip araziler, soğuğu toplaması sebebiyle çukur vadi toprakları kestane yetiştirmek için uygun alanlar değillerdir. Yüksekliği deniz seviyesinden 400 metre ve yukarısında bulunan yerler gerekli iklim ve toprak koşullarını sağlaması kaydıyla kestane tarımı için en uygun sahalardır. Bahsettiğimiz gerekli özelliklerin yanısıra ağaçlara uygulanan dikim tekniği de çok önemlidir. Öncelikle her bir ağacın diğeri ile arasında minimum 7-8 metre boşluk bırakılması gerekir. Ağacın dikileceği çukurun çapı ve derinliği ise en az 40-50 cm büyüklüğünde olmalıdır. Dikim işlemini yaparken, her bir dikilen fidana 150 – 200 gr kadar kompoze gübre ve onun da üzerine ahır gübresi atılmalıdır.
Kestane üretiminin tekrar artmasında, ormanların iyileştirme kapsamına alınmasının da büyük önemi vardır. Özellikle Bursa Orman Bölge Müdürlüğü bu konuda bir proje yürüterek bozulmuş kestane üretim alanlarını iyileştirme çalışmaları kapsamına alarak ve bu alanlara yeni ağaçlar dikmekte ve bu alanları verimli hale getirmektedir. 2016 yılına kadar sürmesi planlanan bu çalışmalar neticesinde, kestane yetiştirilebilen alanların 3 bin hektardan, 5 bin hektara çıkarılması planlanmıştır. Ekilecek alanın 2 bin hektar daha büyümesi demek, yıllık üretimin 3000 tondan 9000 tona çıkması demektir ki bu da 6 bin kişinin daha kestane üreticiliği alanında çalışması demektir.
Kişisel yatırımlar veya hobi amaçlı uğraşılar sayesinde kestane piyasasında önemli gelişmeler ve büyüme oranı gözlenmektedir.  Dünya üretimine bakıldığında, ilk sırada 600.000 ton miktarında üretimiyle Çin görülmekte; bunu 75.000 ton miktarındaki üretimiyle Güney Kore izlemektedir. Türkiye bu iki ülkenin arkasından gelerek dünya üretiminde üçüncü sırada yer almaktadır. Halihazırda günümüzde dünyada kestane üreten ülke sayısı 16 civarındadır. Fakat, ticari üretim bakımından konu ele alındığında, üretici ülke sayısı 6’ya düşmektedir. Buna rağmen, kestane piyasasının dünya çapında büyüdüğü tespit edilmiştir.
Ülkemizde kestane üretiminin hangi bölgelere dağıldığını incelediğimizde, özellikle Marmara, Ege ve Karadeniz bölgelerinde yoğun üretim faaliyetlerinin yapıldığı görülmektedir. İl bazında üretim faaliyetlerini incelediğimizde ise, Türkçe çapında toplam 30 ilde kestane üretiminin yapıldığı bilinmektedir. Kestane üretiminin iller bazında oranlaması bakımından, halk arasında önemli bir yanılgı mevcuttur. Bizler genellikle Bursa ilinde kestane üretimin en yoğun şekilde yapıldığını düşünürüz. Bursa ili bu anlamda önemli oranları temsil etmekle birlikte, en çok üretimin Aydın ilinde yapıldığı bir gerçektir.  Aydın’ı, İzmir ve Kastamonu illeri takip etmektedir. Bu üç il dışında; Kütahya, Sinop, Manisa, Bartın, Denizli ve Bursa illerinde de kestane üretimi önemli miktarlarda gerçekleştirilmektedir.
Aydın Ticaret Odası Başkanı İsmail Hakkı Dokuzlu’ nun yapmış olduğu açıklamaya göre; bu sezon Aydın ilindeki kestane üretiminin miktarı, 24.000 tonu bulacaktır ve hatta bu amaçla il bazında ticaret odası bünyesinde bir çalışma ekibi kurulmuştur.
Marmara Bölgesi’ nde yer alan Balıkesir iline bağlı Bandırma ilçesinin Çakıl Köyü’ nde, Köy Muhtarı Hüseyin Tütüncü’ nün açıklamalarına göre bu yıl 100 ton miktarında ürüne ulaşılacağı düşünülmektedir.  Balıkesir ili dışında, İzmir iline bağlı Sultanhisar ilçesinde de yerli üreticilerin açıklamaları doğrultusunda bu sezon 60 ton miktarında kestanenin yetiştirildiği saptanmıştır.
Ülke çapında toplanılan kestaneler, günümüzde üreticiler tarafından 3.5 – 6 TL arasında alıcılara satılmaktadır.
MODERN BAHÇE OLUŞTURMA EĞİLİMİ
Günümüzde ormanlık alanlardaki kestane ağaçlarının iyileştirilmesi uygulamasının yanısıra, bir diğer eğilim de büyük ve modern kestane bahçeleri oluşturulması yönündedir. Bu anlamda Çin ve Portekiz gibi ülkelerin yaptıkları girişimler dikkate değerdir. Ülkemizde henüz bu yönde bir atılım mevcut değildir; ama gelecekte dünya trendinin ülkemiz tarafından da izleneceği düşünülmektedir. Bu konuda Uludağ Üniversitesi gibi önemli akademik kurumlarda çalışan öğretim görevlileri de, Türkiye’nin modern bahçe oluşturma eğilimini göz ardı etmemesi gerektiğini ifade etmişlerdir; çünkü bu yöntemle elde edilen verim oldukça önemli oranlara ulaşmakta ve optimum çevre şartları elde edilmektedir.
KESTANE AĞACI TÜRLERİ
Ülkemizde tıpkı Avrupa ülkelerinde olduğu üzere, yaygın olarak castanea sativa ekilmekte ve bu ağaç türünden ürün elde edilmektedir. Yetiştirilen bu ağaç türünün en önemli özelliği, birçok kestane çeşidine ev sahipliği yapmasıdır. Bu ağaçtan elde edilen farklı çeşitteki kestanelerle, kestane şekeri, kebabı gibi farklı yiyecekler yapılmakta ve hatta bu kestaneler un yapımında dahi kullanılabilmektedir.
Kestane bahçesi veya ormanı oluşturmak isteyen üreticilerin birim ağaç fidesi için 10 ile 15 TL arasında bir miktarı gözden çıkarmaları gerekmektedir. Konunun uzmanlarına göre ise, her bir dönüm için en fazla 20 ağaç dikilmelidir. Tespit edilen bu azami sayıya göre, ağaç maliyetleri de dönüm başına 200 ile 300 TL arasında değişecektir.
Kestane ağacı türlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:
•    Hacıibiş: Bu tür, verim bakımından ortalama değerler vermekle birlikte, meyveleri ufak ve oval şeklinde olmaktadır.
•    Osmanoğlu: Bu tür, verim bakımından oldukça iyi değerler vermektedir. Kestane şekeri imalatı için en uygun tür olarak kabul edilen Osmanoğlu ağacı, her boyda meyve vermektedir.
•    Sanaşlama: Bu tür, verim bakımından iyi değerler vermektedir. Sanaşlama ağacından elde edilen kestaneler, ev tüketimi dışında kestane hamuru imalatında da kullanılmaktadır.
•    Mahmutmolla: Bu türün verimi oldukça yüksek oranlarda seyretmektedir. Meyvelerinin kabuklarının ayrılması fazladan çaba gerektirmesine karşın, hamur imalatında özellikle kullanılmaktadır.
•    Hacıömer: Bu tür de yine Mahmutmolla ağacında olduğu gibi, oldukça verimlidir ve hamur imalatına elverişli meyveler vermektedir.
Bahçe kurarken özellikle pazara yakın bir yere yönelinmesi gerekir. Pazardaki talep gücü ve hangi ürünlere talebin yöneldiği dikkate alınmalıdır. Daha sonra, bu verilere ve amaca göre ekilecek ağaç seçimi yapılır.
Bir kestane ağacının meyve vermeye başlama yaşı, 3’tür. Karlı bir üretim yapılması isteniyorsa, 50 dönümlük bir arazide en azından 2 ayrı bahçenin kurulması yararlı olur. Dönüm başına 18 civarında fidan gerektiği uzmanlarca tespit edilmiştir. Fidan dikim bölgeleri işaretlenerek fidanlar için gerekli çukurlar, dikim işlemlerinden 2 hafta öncesinden açılmalıdır.