Başarılı Kadın Girişimciler

Girişimcilikte Fark Yaratan Kadın Girişimciler -Başarılı Kadın Girişimciler

Ekonomist dergisi, Garantisi Bankası işbirliği ve KAGÎDER’in katkılarıyla düzenlenen ‘Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’ tam yedi yıldır aralıksız devam ediyor. Türkiye’de kendi başarı hikayelerini yazmış kadın girişimcilerin ödüllendirildiği yarışmanın son başvuru tarihi 30 Haziran. Bu yıl yeni bir kategori başlığı açarak ‘Türkiye’nin Kadın Sosyal Girişimcisi’ni de seçecek olan yarışmanın ödül töreni ise eylül ayında düzenlenecek.

Ekonomist dergisi olarak, Garanti Bankası ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGÎDER) işbirliğiyle, her yıl Türkiye’nin başarılı kadın girişimcilerini Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yanşması ile ödüllendiriyor ve kamuoyunun karşısına çıkanyoruz.

Tam yedi yıldır süren bu serüven Türkiye’de daha önce bu alanda imza atılmamış bir işin sürekliliği ve her geçen yıl büyüyen bir organizasyona dönüşmesi anlamında yarışmanın tüm paydaşlarına haklı bir guaır yaşatıyor.

Zira ilk yıl yalnızca 113 kadın girişimciden aldığımız başvuru kar topu etkisiyle büyüyerek geçtiğimiz yıl rekor katılımla 6 bin 200 kadın girişimcinin hikayesini paylaştığı bir organizasyona dönüştü. Türkiye’de TOBB’a kayıtlı yalnızca 80 bin kadın girişimci olduğu düşünülünce Türkiye’nin Kadın Girişimci Yarışması salt kadınlara cesaret veren ve girişimci ruhlarını ortaya çıkaran bir platform haline geldi.

DÜNYAYA AÇILAN KADINLAR

Biz başvurulardaki öyküleri okurken, aslında pek çok kadm girişimcinin hikayesinin erkek egemen Türkiye’de birçok erkeği kıskandıracak cinsten takdire şayan olduğunu gördük. Norveç’e balık ağı ihraç eden bir kadın girişimciydi mesela 2008 yılındaki birincimiz.

2011 yılındaki birincimiz ise Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) otomatik yangın, infilak tespit ve söndürme sistemi, personel ısıtıcıları üretiyordu. Geçen yıl ödül verdiğimiz başka bir kadın girişimcimiz ısı yalıtım gibi erkek egemen sektörün önemli tedarikçilerinden biriydi ve en önemlisi sıfırdan başlamıştı işine.

YATAK İHRACATÇISI

Başka bir kadın girişimcimiz ‘Dünyanın en rahat yeri’ sloganıyla 5 kıtada 51 ülkede 500’ün üzerinde noktaya yatak ihraç ediyordu. Kaybolmaya yüz tutmuş Anadolu el sanatlarını yeniden canlandırma hedefiyle yola çıkan bir diğer kadın girişimcimiz ise Anadolu’daki ustaları toplayarak yüzde 100 el işçiliğiyle bambaşka bir alan yarattı ve ürünlerini dünyanın dört bir köşesine göndermeye başladı.

Ankara’da mütevazi bir restoranla girişim dünyasına atılan ve ödül alan başka bir kadın girişimcimiz ise bugün Türkiye’nin en önemli restoran zincirlerinden biri unvanıyla yetinmediği gibi dünyaca ünlü başka bir restoran zincirini de bünyesine katarak dünyanın dört bir köşesine ‘casual’ restoranlar açıyor.

Ödül alan tüm kadın girişimcilerimiz işlerini ve iş modellerini zamanla büyüterek, Türkiye’nin önemli markaları haline gelmeye başladı. Kim bilir belki de Türkiye’nin hedeflediği ’IO yılda 10 dünya markası’ arasında bu girişimler de yer alacak.

SOSYAL GİRİŞİMCİ ARANIYOR

Yıllar içerisinde yarışmamızda bazı rötuşlar yaptık elbette. Kategorilere ‘Yöresinde fark yaratan’, ‘Türkiye’nin gelecek vaat eden’ gibi başlıklar ekleyerek, zenginleştirmeyi hedefledik. Öyle de oldu. Zira bu kategoriler, Anadolu’daki kadın girişimcilerimizin de hikayeleriyle tanışmamızı sağladı.

Bu yıl ise bir yeni kategori başlığı daha açarak, ‘Kadın sosyal giri-şimci’yi de eklemeye karar verdik. ‘Sosyal Girişimler’in, kelebek etkisiyle yaşadığımız coğrafyayı hatta tüm dünyayı değiştirebilecek bir eko sistem yaratabileceği’ gerçeğinden yola çıkarak, bu alanda girişim yapan kadınlarımıza da cesaret vermek istedik.

30 HAZİRANI KAÇIRMAYIN

Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’na son başvuru tarihi 30 Haziran 2013- Başvurular genel olarak, risk alma, cesaretli olma, etkin müşteri ilişkileri yönetimi, pazarlama faaliyetlerinde farklılaşma, finansal yapı, yöre ekonomisine katkıda bulunarak fark yaratma, çevreye duyarlı olma, sosyal bir soruna yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler getirme gibi kriterlere göre değerlendirilecek. Ödül töreni ise eylül ayında düzenlenecek.

BAŞVURU KRİTERLERİ

Yarışmaya, Türkiye’de yaşayan ve hakim ortak olduğu işletmenin yıllık cirosu 40 milyon TL’nin altında kalan tüm kadın girişimciler, www.kadingirisimciyarismasi.com adresinden başvurabiliyorlar. Geçen yıllarda başvurmuş adaylar da yeniden başvuruda bulunabiliyor. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi, 20 bin TL para ödülü ve KAGÎDER’in bir yıllık üyeliği, Gelecek Vaad Eden Kadın Girişimci, Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimci ve Kadın Sosyal Gi-rişimci’ye, 15 biner TL para ödülü ve KAGİDER’in bir yıllık üyeliği verilecek.

Ayrıca dereceye giren 15 finalist, Garanti Bankası’nın, Boğaziçi Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi işbirliğiyle gerçekleştirdiği, Boğaziçili Kadın Girişimci Geleceği Garanti adlı ücretsiz eğitimlerden faydalanma imkanına sahip olacak.

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, Garanti Bankası’nın 2006 yılında kadın girişimcileri farklı bir segment olarak ele alan ilk özel banka olduğunu söylüyor. Bu yıl 7’ncisi gerçekleşecek Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’yla ülke ekonomisinin en önemli oyuncuları arasında yer alan kadın girişimcileri cesaretlendirmeyi hedeflediklerini belirten Karadere, şöyle devam ediyor:

“Kadın girişimcilerimizin başarılarını gündeme taşımayı ve onları desteklemeyi amaçlıyoruz. 2007de, yola çıktığımızda sadece 113 olan başvuru sayısı 2012’de 6 bini aştı. Başarı ve özgüven sahibi bu kadar çok kadın girişimci olmasının, ülke ekonomisi açısından çok önemli olduğuna inanıyoruz. Biz girişimci kadınlarımızın giderek hem daha fazla başarı hem de başarılarını seslendirecek cesaret ve özgüveni kazandığına inanıyoruz. Buradan hareketle, bu yıl da yüksek sayıda başvuru bekliyoruz. Kadın girişimcilerimizi, her şeyden önce kendilerine olan inançlarını daha da güçlendirmeleri için yarışmaya davet ediyoruz.”

2007 Brincisi
5 KITADA 51 ÜLKEDE
Berna İlter / Brn. Uluslararası Danış ve Dış Tic.Ltd Şti

Kayseri’de kurulu BRN Yatak, ihracata yönelik faaliyet gösterirken 2012 yılı sonunda Türkiye pazarına girmeye karar verdi. Ankara Armada’da açtığı 256 metrekarelik ilk show
roomdan sonra İstanbul’a yönelen BRN Yatak, Capacity, Arenapark ve Brandium’da showroomlar açtı. BRN Yatak’ın genel müdürü Berna İlter, “Ürünlerimiz 5 kıtada 51 ülkede 500’ün üzerinde noktada satılıyor. Her ülkede o ülkenin uyku kültürüne uygun üretim yapıyoruz. Avrupa’nın birçok ülkesinde en çok tanınan yatak firmasıyız” diyor.

2008 Brincisi
ATTIĞI AĞLAR FABRİKAYA DÖNÜŞTÜ
Emel Aksoy Gündemir / Emel Balık ve Balık Ağı Ltd. Şti

İzmirli girişimci Emel Aksoy Gündemir’in denize attığı ağlar, bugün büyük bir işe dönüşmüş durumda. Ortaokul yıllarında, balık çiftliklerinde ağ örerek ailesinin geçimine katkıda bulunan Gündemir, bugün kendi fabrikasında balık ağı üretimi yapıyor. Yarışmayı kazandığı yıl 70 tonluk yıllık üretimini bugün 140 tona ulaştıran Gündemir, 1 milyon dolarlık cirosunu iki katına, 18 kişilik istihdamını ise 37 kişiye ulaştırdı. Gündemir, İzmir Ayrancılar Bölgesi’ndeki 1.5 milyon Euro’luk yeni tesis yatırımıyla üretimini artıracak.

2009 Birincisi
EL SANATINI DEĞERE DÖNÜŞTÜRDÜ
Ebru Çerezci Hiref Tasarım

Ebru Çerezci, Anadolulu ustaların elinden çıkan, tarihi ve kültürel değeri olan ve Türkiye’de üretilen masa üstü aksesuarları ve objelerine odaklı Hiref markasını yarattı. Çerezci, bugün başta Ortadoğu ülkeleri olmak üzere Türki Cumhuriyetlere ve ABD’ye ihracat yapıyor. Yarışmayı kazandığı yıl 350 ustayla çalışan Çerezci, bugün bu sayıyı 600 ustaya ulaştırdı. İstanbul’da üç olmak üzere Ankara, Bodrum ve Katar’da mağazaları bulunan Hiref, bu yıl içinde iki yeni mağaza daha açacak. Hiref, mücevher tasarımı da yapmaya başladı.

2010 Birincisi
RESTORAN KRALİÇESİ
Gamze Hatice Cizreli Bigchefs

Gamze Cizreli’nin sıfırdan yarattığı marka Bigchefs, restoran sektörünün en önemli oyuncularından biri haline geldi. Bugün 16 şubeyle hizmet veriyor.

İstanbul’a 2, İzmir’e 1 şube açmaya ve Bursa ile Adana’ya da franchising vermeye hazırlanan Gamze Cizreli, 8 milyon TL’lik yatırım planlıyor. Binin üzerinde kişiye istihdam sağlayan Bigchefs’in yurt dışı planları arasında Körfez ülkeleri, Azerbaycan ve Rusya bulunuyor. Cizreli’nin hayali, Bigchefs bayrağını New York’ta dalgalandırmak.

Bu yılın başında Tokyo, Toronto, Roma, Londra, New York gibi lokasyonlarda hizmet veren İtalyan ‘Obika Mozzarella Bar’ markasının çoğunluk hissesini de alan Bigchefs, bu konseptle İstanbul Kanyon AVM’de hizmet veriyor. Bigchefs’in hedefi 2012’de 51 milyon TL olan cirosunu bu yıl 77 milyon TL\e ulaştırmak.

2011 Birincisi
SAVUNMA SANAYİ ONDAN SORULUYOR
Zeynep Rüstemoğlu Forum Mühendislik

Ankara merkezli Forum Mühendislik’in sahibi Zeynep Rüstemoğlu, ağırlıklı olarak erkeklerin çalıştığı savunma sanayisine ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne otomatik yangın infilak tespit ve söndürme sistemi, personel ısıtıcıları üretiyor. Forum Dizayn Araştırma Geliştirme adında yeni bir şirket kuran Rüstemoğlu, tüm Ar-Ge çalışmalarını bu şirketten yürütüyor. 2011 yılında 7 milyon dolar olan cirosunu 2012 yılında 11 milyon dolara ulaştıran kadın girişimci, bugün Rusya dahil olmak üzere beş ülkeye ihracat yapıyor. Rüstemoğlu, askeri yangın söndürme sistemlerini BMC, Karsan, Van gibi otobüslere de vermeye başladı.

2012 Birincisi
YALITIM SEKTÖRÜNÜN ÜRETİCİSİ
Nurcan Özdemir EPSA Yalıtım Ambalaj Yapı Kimyasalları

Ardahanh 7 çocuklu bir ailenin çocuğu olan Nurcan Özdemir, ileride başarı göstereceği sektöre, 1992 yılında havalandırma ve yalıtım işi yapan küçük bir dükkânda sekreterlik yaparak başladı.

Yalıtım ve ambalaj ürünlerine yönelik olarak EPSA Yalıtım Ambalaj Yapı Kimyasalları’nı kuran Özdemir, bulunduğu sektör içerisinde fırsatlarını kendisi yaratan ve yakaladığı başarı ile tüm kadınlara cesaret kaynağı olabilecek bir kadın girişimci. Pazar büyümesine paralel istihdamı da büyüten Özdemir, 2011 yılında 42 kişi olan istihdamını, bu yıl sonunda 85 kişiye ulaştırmayı hedefliyor.

Burcu Tuvay / Ekonomist

Vejetaryen Restorantı Açma İş Fikri

vejeteryan-restorantı

Hayatınız boyunca hiç vejetaryen bir arkadaşınız oldu mu bilemiyoruz fakat şimdilerde vejetaryen restorantı açmak hem moda hem de çok kazançlı. Bildiğiniz üzere vejetaryen kimseler et yemezler. Ama vejetaryenlığın pek çok çeşidi var. Bazıları hiç et yemez, bazıları sadece beyaz et veya sadece balık yer. Bazıları sadece yumurta ve süt ürünleri yer. Bazıları da (en ağır grup) hiçbir hayvansal gıda tüketmezler. Bu son gruba vegan denir. Vejetaryen beslenen insanlar için sadece kendilerine hitap eden bir lokanta, cafe veya restoran bulmak oldukça zordur. Ama vejetaryen restoran açma fikri rekabet olmadığı ve çok iyi tutulacağı için oldukça karlı ve risksiz bir iştir. Vejeteryan restoranı açmak için öncelikle vejeteryanların sıklıkla yemeyi tercih ettikleri yiyecekleri araştırmanız gerekir. Menünüzü oluştururken geniş düşünmenizi ve profesyonel yardım almanızı tavsiye ederiz. Açacağınız restoranta sadece vejeteryanların geleceğini değil herkesin gelebileceğini varsaymalısınız. Zira ailecek çıkılacak bir akşam yemeğinde aile üyelerinden yalnızca birisi vejeteryan olabilir ve geri kalan aile bireyleri normal menü isteyebilir. Mekanı açacağınız lokasyonun temiz, ferah ve işlek olmasına dikkat edin. Mekanla ilgili tüm işlemleri tamamlayıp mekanı açtıktan sonra sıra geldi kendinizi tanıtmaya ve reklam yapmaya. Reklam verme işine, alternatif yaşam tarzına hitap eden ve mekanınızın seçtiği hedef kitleye seslenen dergilerle görüşerek başlayın. Sağlıklı ürünler satan, daha çok vejeteryanlara yönelik ürün satışı gerçekleştiren mekanlar ile işbirliği yapma yoluna giderek o mekanlara kendi reklam afişlerinizi asın. Restoranınızın açılışına gurme olarak adını duyurmuş kişileri ve tüm elit çevreyi davet etmeyi unutmayın. Mümkün olduğunca taze malzemeler kullanarak müşterilerinizin ilgisini çekin ve güvenini kazanın. Konseptinizi belirledikten sonra istikrarlı bir şekilde devam edin. Adınızı duyurduktan sonra girişimci adaylarının iştahını kabartan paralar kazanmanız söz konusu olacağı için mekanınızın açılacağı lokasyonu en başından iyi belirlemeniz gerekir. Şimdiden bu işe girişecek olan herkese başarılar ve bol kazançlar dileriz.

Erişte Kesen Robot Chef Cui

erişte-kesen-robot

Teknolojinin geldiği son noktalardan biri de robotların erişte kesmesi olarak karşımıza çıkıyor. Yanlış okumadınız. Çin’ de yeni icat edilen robotlar ev makarnası da kesiyor. Gıda sektöründe her geçen gün daha da otomatikleşen dünya sektörü insan emeğine duyulan ihtiyacı azaltmak ve daha seri üretim yapabilmek adına yeni buluşlara imza atıyor. Makarna kesen yeni robot Chef Cui son derece seri çalışarak kocaman erişte hamurunu mükemmel şeritler halinde standart biçimde kesiyor. Üstelik bunu çok kısa sürede ve hızlı bir şekilde yapıyor. Böyle yorucu ve son derece zahmetli bir işi pratik bir şekilde yapabilen ve mutfaklardaki yeni yardımcımız olabilecek potansiyele sahip olan Chef Cui’ nin ilk prototipi 2006 yılında üretilmişti. İlk ticari robotların piyasaya sürülmesi ise 2012 yılını buldu. Ve bu marifetli robottan yaklaşık 3000 adet satılmış. Bu marifetli yardımcının fiyatı ise ortalama 2000 Dolar olarak belirlenmiş. Ama 7/24 hizmetinizde. Hiç yorulmaz, hastalanmaz ve kapris yapmaz. Belki sizinle şakalaşmaz ama bu robotun harika işler çıkardığı bir gerçek. Ve henüz piyasada yeni yeni duyulan bu erişte kesen robot Chef Cui girişimcilerin ve restaurant sahiplerinin gözdesi haline gelmiş. Biz de buradan siz değerli okuyucularımıza, yeni işler yapmayı düşünen fakat ne yapacağına henüz karar verememiş olan girişimci arkadaşlara sesleniyoruz. Bu robot henüz Türkiye’ de yok. İlk olarak siz ithal ederseniz ve restaurant sahiplerine pazarlarsanız hoş olmaz mı? Bu sorunun cevabı galiba evet. O halde ne duruyorsunuz. Haydi kolları sıvayın. Tabi erişte kesmek için değil, erişte kesen robot ithal edip satmak için. Hepinize başarılar dileriz.

İkinci El Kıyafet Mağazası Açma İş Fikri

ikinci-el-kıyafet

Eski ve kullanılmış kıyafetler üzerinde düzenlemeler yaparak o kıyafetleri tekrar satma iş fikri özellikle modaya ilgi duyan kişiler için kulağa oldukça hoş gelmektedir. İkinci el kıyafet ve diğer kullanım eşyalarının piyasası güçlüdür. Son derece kötü giden bir ekonomik ortamda bile kar etmeniz kaçınılmazdır. İkinci el kıyafet satışı yapmak için izleyeceğiniz yol ise aşağıdaki gibidir.

–         Mağazanız için yer bulun. Kıyafetleri ister kendi mağazanızda satın isterseniz bir stand kiralayarak çeşitli çarşı ve bit pazarlarında satış yapın.

–         Kaliteli ve tekrar kullanılabilecek ikinci el kıyafetleri sürekli olarak nereden temin edeceğinize tespit edin. Konsinye olarak çalışmaya başlarsanız hem risk almamış olursunuz hem de satışını yapacağınız ürünlere para bağlamamış olursunuz. Çeşitli kermes veya e-ticaret sitelerinden de bu tip kıyafetlere ulaşabilirsiniz.

–         Hedef kitlenizi iyi belirleyin. Her çeşit kıyafet satabileceğiniz gibi sadece belli türler üzerine odaklanabilirsiniz. Çocuk ve bebek kıyafleri, erkek kıyafetleri, genç kıyafetleri veya kadınlar için abiye kıyafetler gibi çeşitli konseptler hazırlayabilirsiniz. Kıyafetler için tasarlanmış aksesuarlarda ürün yelpazenizde yer alabilir.

–         Bulunduğunuz yerdeki belediyeye giderek satış yapabilmek için gerekli olan belgeleri temin edebilir ve çeşitli izinleri alabilirsiniz. Başarılı ve sorunsuz bir işletme için resmi prosedörleri en baaştan halletmenizde fayda vardır.

–         İkinci el kıyafet işletmenizi nasıl kuracağınızı ve işleteceğinizi detaylı olarak araştırın. Hedeflerinizi iyi belirleyin zira daha sonra değişiklik yapmak hem pek doğru olmaz hem de sanıldığı kadar kolay olmaz.

–         İşletmeniz için çeşitli ekipmanları temin edin. Çeşitli raflar, elbise askıları, ürün teşhir stantları, cansız mankenler, kıyafet deneme kabinleri, yazar kasa, kredi kartı ve banka kaartları için pos cihazı, etiketleme yapmak için sürsaj makinesi gibi ekipmanlar ilk anda işletmeniz için gerekli olan ekipmanlardır.

–         İşletmenizi gelen müşterilere rahat hissettirecek tarzda dizayn ederseniz müşterileriniz sizi ve mağazanızı daha samimi bulacaklardır. Ayrıca dükkanınızın ilgi çekmesini istiyorsanız etkileyici bir vitrine sahip olmalısınız. Bu konuda fikir sahibi olmak için çeşitli mağazaları gezerek vitrin hakkında bilgi sahibi olabilir ve internetten araştırmalar yaparak kafanızda kendinize has bir vitrin tasarlayabilirsiniz.

–         Hedef kitlenize ulaşabilecek şekilde reklamlar yapın. El ilanları, radyo ve yerel gazete ilanları, afişler gibi reklam araçları sizin daha geniş kitlelere ulaşabilmenizi sağlayacaktır. Ayrıca defile, yardım etkinlikleri, açılış partileri ve buna benzer organizasyonlar düzenleyerek çevrenizdeki insanların dikkatini çekebilir hatta işletmenizle ilgili bir kamuoyu oluşturabilirsiniz.

–         Taksit ve kampanyalar düzenleyin. Fakat iade politikası ve alışveriş koşulları hakkında net ifadeler kullanın. Daha sonra problem yaşamamak için koşulları önceden belirtmekte fayda vardır.

Öncelikli olarak bu sırayı takip ederseniz ve sermayenizi fazla zorlamadan, ilk anda fazla açılmadan bu işe girişirseniz başarılı olmamanız için hiçbir neden yok. Hepinize şimdiden bol kazançlar ve başarılar dileriz. Ayrıca siz değerli okuyucularımız aklınıza gelen yeni ve ilginç iş fikirleri olursa lütfen bizimle paylaşmaktan çekinmeyin. Yapmayı planladığınız iş alanında ortaklara veya değişik fikirlere ihtiyacınız var ise bu platformda öneri ve görüşlerinizi paylaşarak fikir alışverişinde bulunabilirsiniz.

Meyve Granülü Üretimi İş Fikri

meyve-granülü-üretimi

Para kazanabileceğiniz güzel bir uğraş meyve granülleri yapmaktır. Batıda ‘fruit powder’ yani meyve tozu anlamına gelen meyve granülleri para kazanmak için yapacağınız zevkli bir iş. Meyve ya da sebze granüllerinin en büyük özelliği niteliklerini yitirmeden uzunca bir müddet saklanabilmeleri ve bu özellik gıda sektöründe ayrıcalıklı bir konuma sahip olmalarını sağlıyorlar. Ayrıca bu granüller yer işgal etmiyor ve her zaman rahatça ulaşılabiliyorlar.

Meyve Granülleri yapmak çok da zor değil zira meyve granülleri bildiğimiz ve yaptığımız meyve konsantresinin toz haline getirilmiş şekli. Bu süreç meyve suyu üretimiyle başlıyor meyve suyunun derişikleştirilmesiyle devam ediyor. Sonuçta ürün toz yani pudra halinde değil, kristalize olmuş küçük granüller haline getiriliyor. Bu haliyle uzun süre dayanma özelliğine kavuşan meyve granülü, atmosfer koşullarında uzunca bir müddet bozulmadan kendini koruyabiliyor.

Yapımından sonra bir diğer değinilmesi gereken konu ise kullanım alanları. Özellikle pastacılık, bisküvi ve restoran sektöründe aranan meyve granülleri, salça, reçel, ketçap gibi bazı yiyecekleri yapmak için de takviye olarak kullanılabiliyor. Ayrıca içecek sektöründe taze meyve sularının tat ve rengini iyi biçimde hedef ürüne taşırken lezzet ve renk kattığından kullanılan meyve granüllerini de yaparsanız satabileceğiniz bir sürü alan mevcut.

Bu alana başlamaya karar verdiyseniz, öncelikle bilmelisiniz ki bu iş evden yapılabilecek tarzda bir iş değil. Çözünürlük özelliği yüksek, sektörde kullanılabilir meyve sebze granülleri elde etmek için büyük bir yatırım getiriyor ancak bu alanda hemen hemen bir işletme yok denecek kadar az olduğu için yatırımınızı kara dönüştürmek fazla vaktinizi almayacaktır.  Gelelim ne kadar büyük bir sermayenin gerektiğine. Kurulacak işletme büyüklüğü 1 ton/gün ile 200 ton/gün arasında olabilir. Liyofilizasyon hariç, sprey ünitelerinde sıkım ve konsantarasyon hatlarını Türkiye’de imal etmek mümkün. Bu üründe önemli bir ihraç kalemi olan meyve ve ya sebze granülleri, dayanıklılığı ve yer kaplamamaları sayesinde Kızılay, Kızılhaç gibi önemli insani yardım kuruluşlarının da ciddi miktarda alım yaptığı kollarından birini oluşturuyor bu da ürünlerinizi ne kadar geniş alana yayabileceğinizin bir göstergesi. Yeni bir iş kolu olarak bu fikri değerlendirmenizde fayda olduğunu düşünüyoruz. Bol kazançlar dileriz.

Organik Un Üreticiliği

organik-un-üretimi

Gelişen ve değişen dünyada hepimiz sağlığımıza daha önem verdiğimiz için bunca teknolojiye rağmen hayatımızı sadeleştirme çabası içindeyiz. Beslenmemizde bu sadeleştirme hareketinin içinde yer alıyor. Günümüzde pek çok gıdanın genetiği ile oynanıyor, tarım ilaçları ve çeşitli hormanlar önemsiz bir şeymiş gibi bol bol kullanılıyor. Özellikle marketlerden alınan gıdalara olan güven iyice azaldı. Bu nedenle insanlar tükettikleri gıdanın menşeini bilmek istiyorlar. Sağlığına önem veren kişiler hem kendini hem de etrafındaki kişileri korumak adına organik gıdalar tüketmeye dikkat ediyor. Durum böyle olunca doğal olan gıdalara dönme çabası yeni bir iş kolu meydana getirdi. Bu yeni iş kolu; ‘’organik gıda üretimi’’. Organik gıda yelpazesi ise oldukça geniş. Organik gıda listesine eklenen son şey organik un üreticiliği. Unun da organiği olurmuş mu demeyin. Üreticiler yapmış ve gayet de güzel olmuş. Önemli olan buğdayı sertifikalamak ve kirlenmemiş topraklarda sentetik gübre kullanmadan yetiştirmek. Çok verimli olmasa da oldukça sağlıklı olduğu su götürmez bir gerçek. Marketlerde yeni yeni gördüğümüz organik bulgurun kaynağı da bu organik sert durum buğdayları imiş. Tüketiciler organik buğdayın tadını daha fazla beğenmişler. Madem organik buğdaydan organik bulgur üretiliyorsa o halde sırada organik un ve organik imrik neden olmasın? Şimdiye kadar organik olan sert durum buğdaylarından makarna yapımında faydalanıldı. Organik nitelikli gıdalara olan talep her geçen gün çığ gibi büyürken organik unların da yoğun ilgi görmesi bekleniyor. İşte bu noktada girişimci adaylarının ellerini çabuk tutarak pazarı araştırıp organik un üretim işine girmeleri oldukça anlamlı gibi görünüyor. Organik undan yapılmış makarna ve irmikler ihracat aşamasında daha fazla talep görüyor. Çünkü dünyaca ünlü makarnaların üetimini yapan İtalya’ da bile halkın % 99’ u makarna ile beslendiği halde artık organik sert durum buğdayı üretilmiyor. Genel olarak dünyaya baktığımızda tarım konusunda aşırı teknoloji ve ilaç kullanımı olduğu göze çarpıyor. Oysa Anadolu’ nun en güzel yaylalarında hala organik buğday yetiştiriliyor. Bu organik buğdaydan yapılan organik bulgur, organik un ve organik imrik ise altın değerinde. Dünyaca ünlü pizzaların hamurları bile artık organik undan yapılıyor. O nedenle girişimcilerin bu konuya eğilmeleri ve geniş çaplı araştırmaları son derece yerinde olur. Organik gıdalar ve çeşitli girişimcilik deneyimleri ile ilgili fikirlerinizi aşağıda bulunan yorum bölümünde paylaşabilirsiniz. Görüş ve önerileriniz bizim için çok değerlidir. Sağlıklı ve bol kazançlı günler dileriz.

Kahve İmaj Değiştirdi; İşte Sprey Kahve

sprey-kahve

Her geçen gün yeni bir inovasyon örneği ile biraz daha zenginleşen yaşamımız çok değişik buluşlara sahne oluyor. ‘’Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var’’ sözünün hepimizin hayatında ayrı bir yeri vardır. Tasarımcı ve girişimci arkadaşlar bu sözden etkilenmiş olacaklar ki kahvenin sadece içmek için kullanılmaması gerektiğini düşünerek kahveyi bir şişeye koymuşlar ve ‘’sprey kahve’’ üretmişler. İlk anda bu fikir size ilginç gelebilir. Kırk yıllık kahveyi sprey şişesinde kullanmak özellikle kahve tiryakileri tarafından yadırganabilir. Peki bu fikir nereden çıkmış olabilir diye düşündünüz mü? En büyük sektörlerden biri olan kahve sektörü her türlü yeniliğe açık. Hepimiz biliyoruzki özellikle aromalı ve çeşitli tekniklerle üretilmiş olan kahveler alıp başını gitmiş durumda. Peki herkes kahve içmeyi bu denli seviyor mu? İşte sprey kahve üretilmesinin nedeni bu sorunun cevabında yatıyor. Kahve içmeyi sevmeyen ya da çeşitli nedenlerden dolayı kahve içemeyen kişilerin kafein gereksinimlerini karşılamak üzere cilt üzerine sıkılan ve deri tarafından hemen emilerek kafeinin size ulaşmasını sağlayan sprey kahvenin fiyatı 15 Dolar ve her bir sprey kutusunda kırk doz kahve bulunuyor. Kırk doz olması beklide kırk yıl hatırı olması sebebi iledir. Sprey kahve fiyatı ile on fincan kahve fiyatı aynı. Sprey kahve kokusuz ve renksiz bir forma sahip. Son derece pratik bir kullanımı olan bu sprey kahveyi boyun bölgenize sıkmanız yeterli oluyor. Kahvenin verdiği enerjiyi veren, üstelik bunu yaparken dişlerinizi sarartmayan ve midenizin de zarar görmesine engel olan sprey kahve en iyi inovasyon örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Henüz Türkiye’ de bulunmayan bu ürün karlı bir yatırım fırsatı olabilir. Cesur ve yenilikçi girişimci adayları sprey kahve iş modelini hayata geçirmeyi düşünebilirler. Bu konuda detaylı bilgi almak için aşağıda bulunan yorum bölümüne yazabilir, sorularınıza cevap bulabilirsiniz. Başarılar dileriz.

Yeni Bir İş Fikri; Tamtato Bitkisi Yetiştiriciliği

tamtato-bitki-üretimi

Tamtato nedir diye sizlere sorsam ne cevap verirsiniz? Hepinizin hafızasını yokladığını biliyoruz. O halde sizi daha fazla merakta bırakmadan hemen tamtatonun ne olduğunu söyleyelim. Tamtato bir bitki çeşididir. Hem de ilginç ve yeni bir bitki çeşididir. Şöyle ki; tamtato bitkisi aynı anda aynı kökten hem kiraz domates hem de bildiğimiz patates üretilmesine olanak sağlayan ve İngiltere’ de ortaya çıkan yeni ve ilginç bir bitkidir. Nasıl olur dediğinizi duyar gibiyiz. Evet yanlış okumadınız. Tamtato bitkisi hem beş yüz den fazla kiraz domates üretirken bir taraftan da beyaz patates üretiyor. Bitkilerin bir adedini 15 Pound’ a satan İngiliz bahçıvanlık firmasının yaptığı açıklamalara göre melez olan bu bitkinin genetiği sonradan değiştirilemiyor. Aşılama olarak bilinen özel bir teknikle üretilmiş olan bu melez bitki tamtato yer, zaman ve para kaybını önlüyor. İnsanların bir taşla iki kuş vurmasını sağlıyor. Çiftçi sadece domates yetiştirmek için harcadığı emek, zaman, tarım ilacı, gübre ve işçilik gibi maliyetli uğraşılar sonucu sadece domates yetiştirmekle kalmıyor tek seferde patatesde yetiştirmiş oluyor. Bu melez bitki sayesinde toplam maliyet oranı düşüyor. Çiftçi aynı harcamayı yaparak daha fazla kazanç elde ediyor. Hızla artan dünya nüfusu biz insanları hem tükenebilir kaynakların hızla erimesi sonucu hem de üretimin tüketimi karşılamaması ve kıtlıkların ortaya çıkması sonucu ile karşı karşıya bıraktı. Genetik mühendisleri, dünyayı ve insanlığı bekleyen çeşitli tehlikelere karşı yeni çözümler üretmeye çalışırken ortaya pek çok iş kolu ve değişik olaylarda çıktı. Daha az maliyet ve enerji harcayarak daha fazla üretim elde etmek üzere çeşitli çalışmalar yapan insanlar işte tamtato ve buna benzer sonuçlar elde edebiliyorlar. Peki bu yeniliğin bizi ilgilendiren yönü nedir? Hemen bahsedelim. Tamtato bitkisi yetiştiriciliği girişimci adayları için harika bir iş fikri olabilir. Bu işi yapabilecek olan, yeterli donanıma sahip ve tarıma ilgi duyan girişimci adayları hemen resmi prosedörler neyi gerektiriyorsa araştırmaya koyulmalı ve hemen yurtdışında bu bitkinin satışını yapan bahçıvanlık firması ile iletişime geçmelilerdir. Türkiye’ de henüz olmayan bu bitkiyi ilk defa siz getirerek hem kısa sürede ciddi bir kazanç elde edebilir hem de henüz yaygınlaşmadığı için pazarın kaymağını yiyebilirsiniz. Bu arada Tarım ve Gıda Bakanlığı’ na başvuruda bulunarak varsa destekleme primi alabilirsiniz. Hepinize bol şanslar ve hayırlı kazançlar dileriz.

Ahşap Tabela İş Fikri

ahşap-tabela-iş-fikri

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ nın girişimleri ile sokaklardaki görüntü kirliliğinin giderilmesi ve bütün olarak bir ahenk yakalanabilmesi için ortaya atılan yeni proje; Ahşap Tabela Projesi’ dir. Yani bundan sonra her esnaf kafasına göre tabela yapıp dükkanına asamayacak. En kısa sürede her cadde ve sokakta bulunan dükkanlara kullanabilecekleri bir tabela standartı getirilecek. 2014 yılından itibaren tüm dükkanlar bulundukları cadde veya semtin kriterlerine uygun tabela kullanmaya başlayacak. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar bu konu ile ilgili olarak cadde ve sokaklarda bulunan dükkanların tabelalarının belli bir standart ve görünümde olmadıkları için ciddi bir görüntü kirliliği oluşturduklarını ifade ediyor. Bakanlık olarak tabelalardan kaynaklanan görüntü kirliliğinin giderilmesi için düzenlemeler yapıldığını belirten Bakan Bayraktar, daha önce çanak antenler konusunda yapılan düzenlemenin tabelalar içinde yapılacağını ve gerekirse belediyeler aracılığı ile şartlı maddi yardım yapılabileceğini de ifade ediyor. Tabelasını değiştirmeyen, değiştirmekte geciken esnaflara bakanlık tarafından ceza da yazılabilir. Esnafların kullandıkları tabelaların bazısı alüminyum, kimi plastik, kimisi demir, kimi ışıklı kimi ışıksız, bazıları küçük, bazısı büyük, kimisi tahta, yazıları değişik, yani belli bir standart yok ve bu tabelaların oluşturduğu görüntü çok çirkin diyen Bakan Bayraktar ceza mekanizmasını çalıştırmayı istemediklerini ama gerekirse cezayı devreye sokacaklarını da sözlerine ekledi. Bu işin nasıl gerçekleştirileceği ile ilgili belediyelere hem maddi hem de teknik destek veriliyor. 2014 yılı itibariyle tamamlanması planlanan ahşap tabela projesi eskimeye yüz tutmuş bir meslek dalı olan ahşap mobilya mesleğini de tekrar canlandıracağa benziyor. Binlerce esnafın tabelasının ahşap tabelaya dönüştürüleceği düşünülürse binlerce insan bu işten ekmek yiyebilir. Dahice Fikirler olarak sizlere nacizane tavsiyemiz; eğer girişimci bir ruhunuz varsa, az çok ahşap, yontma, doğrama ve mobilya işlerinden anlıyorsanız böyle bir fırsatı kaçırmamanız ve hemen kolları sıvayarak ahşap tabela konusunda neler yapabileceğiniz ve nasıl para kazanabileceğiniz konusunu araştırmanız. Şimdiden hepinize başarılar ve bol kazançlar diliyoruz. Belediyeler kapsamında gündemde olan başka değişiklikler var ise ve bu değişiklikler arasında kazanç getirebilecek olan fikirleri aşağıda bulunan yorum bölümünde paylaşabilir, kendi becerilerinizi yazarak iş ilanları verebilirsiniz. Görüş ve önerileriniz bizim için son derece önemlidir.

Dilimlenmiş Ve Vakumlanmış Sarımsak Üretimi İş Fikri

vakumlu-sarımsak-üretimi

Faydaları en eski çağlardan beri bilinen, yüzyıllar boyunca çeşitli hastalıklar için kullanılan, hemen hemen her yemeğimizi, çeşitli salata ve mezelerimizi tatlandıran sarımsak bu defa ilginç bir iş fikri olarak karşımıza çıkıyor. Her derde deva olan sarımsak yeni nesil girişimciler için ilginç bir iş fikrine ham madde oluyor. Tüm dünyada her geçen gün biraz daha artan dilimlenmiş sarımsak üretimi, yabancı ülkelerin ihraç ettiği ürünler arasında da yerini aldı. Ev hanımlarına çok büyük kolaylıklar sağlayan, soyma ve koku yapma derdinden kurtaran ve saklaması da son derece kolay olan dilimlenmiş ve vakumlanmış sarımsak paketlerinin ezilmiş ve püre haline getirilmiş çeşitli formlarıda bulunuyor. Ev hanımlarını bu harika bitkiyi soyma derdinden kurtaran, paketi vakumlanarak tüketiciye ulaştırıldığı için uzun süre saklanabilen ve koku yapmayan dilimlenmiş sarımsak üretimi iş fikri projesi genç girişimciler için de ciddi bir kazanç kapısı olmuş durumda. Bu işi yapmak isteyen girişimcilerin edinmesi gereken basit sarımsak soyucu makineler var. Bu makineler bir saatte yaklaşık olarak doksan kilo sarımsak soyabiliyor. Doğal bir antibiyotik olan ve antioksidan özelliği ile tabiat ananın bizlere sunduğu mucize iksirlerin başında gelen sarımsak konusunda derinlemesine bilgi sahibi olmak isteyen girişimci adayları Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Fakültesi Profesör Semih Ötles ve Eren Çiçek tarafından ortaklaşa hazırlanmış olan ‘’Sarımsak Kitabı’’ nı okuyarak diledikleri detaylı bilgiye sahip olabilirler. Yıllık bir bitki olan, Türkiye’ de yoğun olarak Kastamonu İli Taşköprü İlçesi’ nde üretimi yapılan sarımsak bitkisinin içeriğinde bulunan alisin etken maddesinden ileri gelen yoğun bir aroması ve kokusu vardır. Türkiye’ de raf ömrü en uzun ve en dayanıklı sarımsaklar Kastamonu İl sınırlarında yetiştirilmektedir. Mucizevi bir bitki olarak tanımlanan, hem ilaç sektöründe hem de kozmetik sektöründe etken madde olarak yoğun bir şekilde faydalanılan sarımsak bitkisini dilimleyerek, püre halinde ve vakumlu poşetlerle tüketicilere ulaştırmak isteyen genç girişimciler bu işten ciddi oranda bir gelir elde edebilirler. Zira henüz yaygın olmayan dilimlenmiş ve vakumlanmış sarımsak üretimi henüz yaygınlaşmamış bir iş koludur. Pazarın kaymağını yemek isteyen genç girişimcilere hemen kollarını sıvamalarını öneririz.